24Nisan2018

GÜNCEL ARKEOTEKNİK Anadolu Kültür Tarihi dersi ve Arkeoloji öğretmenliği (*) - Sayfa 3

Anadolu Kültür Tarihi dersi ve Arkeoloji öğretmenliği (*) - Sayfa 3

FacebookTwitterGoogle bookmarkMyspace bookmarkDel.icio.usDigg
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 
Makale İçeriği
Anadolu Kültür Tarihi dersi ve Arkeoloji öğretmenliği (*)
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
Sayfa 6
Sayfa 7
Tüm Sayfalar

 

TÜBİTAK yayınları arasında 1998 yılında çıkan “Anadolu Kültür Tarihi” isimli kitabının 357. sayfasında rahmet ve özlemle andığımız hocaların hocası Ord. Prof. Dr. Ekrem Akurgal “Yunan ve Rum” kavramlarını irdelemektedir. Akurgal’a göre, Yunan kelimesinin kaynağında M.Ö. 1.000 civarında Batı Anadolu’da İzmir yöresine yerleşen İonlar bulunmaktadır. 12 kentleri olan ve aralarında “İon Birliği” adı altında bir birlik kuran İonlar, M.Ö. 650 civarında ticarete başlayarak Mısır ve Suriye kıyılarda koloni kentleri kurmuşlardır. Bu yakın ilişkiler esnasında İonlar, Persler tarafından “İaones”, Mısırlılar tarafından “Yavon”, Assurlular tarafından “Yavani” ve Tevratta “Yavani” olarak isimlendirilmiştir. Türkler M.S. 9. yüzyılda yakındoğu’ya, M.S. 11. yüzyılda Anadolu’ya geldiklerinde Araplardan Yunan ve Yunanistan deyimini alarak kullanmışlardır. Diğer bir ifade ile Türklere kadar Yunan deyimi, Batı Anadolu’da İzmir civarında yaşayan İonlar için kullanılan bir kavram olup, günümüzdeki Yunanlılar ve Yunanistan ile uzaktan yakından bir ilişkisi bulunmamaktadır. İznikli tarihçi Cassius Dio, M.Ö. 1. yüzyılda yazdığı kitabında Romalıların da Anadolu’da yaşayan Hellenleri “yabancılar” olarak nitelendirdiğini bildirmektedir. Kısaca, Yunan Uygarlığı tamamen Anadolu’nun kendisidir ve günümüzde Kıta Yunanistan’da yaşayan milletle hiçbir alakası yoktur. Hellenler, baklavada, dolmada, dönerde veya Hacivat-Karagöz’de olduğu gibi, sahip çıkamadığımız için, Anadolu Uygarlıklarına da kendi mallarıymış gibi sahip çıkmaya çalışmaktadırlar.

Türkler “Rum” kavramını da Araplar ve İranlılardan öğrenmiştir. Rum kavramının İstanbullu veya Kıbrıslı Hellenler için kullanıldığı düşünülse de, aslında yine yanlış kullanılan bir ifadedir. Çünkü Arap veya İranlılar, Roma idaresindeki ülkelere Roma İmparatorluğu’nun bir parçası anlamına gelmek üzere “Memaliki Rum” (Roma memleketleri), Anadolu’ya da “Eyaleti Rum” demişlerdir. Rum kelimesini Selçukluların da aslına uygun kullandığını “Mevlana Celalettin Rumi” ismi de göstermektedir. Sonuç olarak “Rum” kavramı “Romalı” anlamına gelmekte olup bugünkü Yunanlılar ile hiçbir alakası yoktur.

ANADOLU KÜLTÜR TARİHİ

Anadolu, insanlık tarihinin çeşitli dönemlerinde ön sırada yer almış ve birçok özgün uygarlığın beşiği olmuştur. Bu konuda Ord. Prof. Dr. Ekrem Akurgal’ın 1988 yılında yayınlanan “Anadolu Uygarlıkları” isimli kitabının yeri henüz doldurabilmiş değildir. Aşağıdaki bilgiler bu kitaptan derlenmiştir.

Anadolu’nun ilk sakinleri M.Ö. 200.000 yılından itibaren Antalya çevresindeki Karain, Beldibi ve Belbaşı gibi mağaralarda yaşayan insanlar olmuştur ve yurdumuzda bu tarihten başlayarak günümüze kadar kesintisiz bir şekilde insan yaşamı sürmüştür. Bu erken dönemin en önemli kalıntıları mağara yerleşimleri ve taş aletlerdir. Müzelerimizde bunlara ait çok güzel örnekler bulunmaktadır (Özellikle Antalya Müzesinde sergilenen örnekler çok dikkat çekicidir). Mağaralar ise ören kapsamına alınarak düzenlenip ziyarete açılmıştır. Ülkemiz kültür varlıkları açısından dünyada başka bir örneği olmayan eşsiz bir hazinedir.

İnsanoğlu uygar denebilecek aşamaya ancak M.Ö. 10.000 yılına doğru Neolitik dönem adı verilen Yeni Taş çağında ulaşmıştır. Bu döneme ait en güzel ve nadide örnekler de Göbeklitepe (Urfa), Çayönü (Diyarbakır), Çatalhöyük (Konya), Hacılar (Burdur), Norşuntepe (Elazığ), Köşk Höyük (Niğde) gibi yerleşim yerleri ile Anadolu’da bulunmaktadır. Bu merkezlerden ele geçen en güzel örnekler ise Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinde sergilenmektedir.



ARKEOGRAFYA websitesi; Arkeoloji, Sanat Tarihi, Tarih, Filoloji, Antropoloji, Paleontoloji, Mitoloji, Müze ve Arkeoteknik ile ilgili konularda yayın yapar.

ARKEOGRAFYA websitesi, Basın Meslek İlkelerine uymaya söz verir.

ARKEOGRAFYA  ©  Her hakkı saklıdır. Yazı ve fotoğraflar kaynak veya bağlantı verilmesi koşuluyla kullanılabilir.