27Nisan2018

GÜNCEL KÜLTÜR-SANAT Protecting Çatalhöyük - Sayfa 5

Protecting Çatalhöyük - Sayfa 5

FacebookTwitterGoogle bookmarkMyspace bookmarkDel.icio.usDigg
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Makale İçeriği
Protecting Çatalhöyük
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
Tüm Sayfalar

DEVLET ELİYLE KURUTULAN HOTAMIŞ'A YAPAY GÖLET YAPILIYOR

Sadrettin Dural'ın yalın bir dille anlattığı ekolojik döngü gerçeği, Hotamış Gölünün öyküsünde kendini çarpıcı bir sonla gösteriyor. Bir zamanlar devlet eliyle kurutulan Hotamış Gölü, bugün yine devlet eliyle su taşınarak ‘yapay göl' haline getirildi. DSİ ise ‘Türkiye'nin en büyük yapay gölünü yaptık diyerek, Göksu havzasının sularının depolama alanı olarak kullanılan göleti bir propaganda aracı olarak kamuoyuna pazarladı. Hotamış'ı terk eden kuşlar içinse bu yapay gölet içerisine yapay adacıklar yapmaya koyuldular. Ancak doğanın akışını bir kez bozarsanız artık ne yaparsanız yapın kopan o zincirin halkasını yerine eklemeniz hiç de kolay olmuyor.

(Göksu Havzasının suları Konya Ovasına taşındı)

‘BİR OKUYUCUM KİTAPTAN ÖLÜMDEN KORKMAMAYI ÖĞRENMİŞ

Bugün resmi olarak görevli olmasa da Çatalhöyük'ün hala gönüllü bekçiliğini yapan Sadrettin Dural'ın elinden içtiğimiz kahvelerin eşlik ettiği bu güzel sohbetin ardından yola düşme zamanımız geldi. Ona bir yazar olarak okuyucularından nasıl tepkiler aldığını soruyorum, anlatıyor: “Bir okuyucum kitabı okuyunca Çatalhöyük’ü görmeye geldi. Bana teşekkür etti. ‘Ben ölümden korkuyordum eskiden ama artık korkmuyorum' dedi. Ben kitabımda okuyucunun ölümden korkmaması için bir şey yazdığımı hatırlamıyorum ama bunu okuyucuya söyleyemiyorum da, ayıp olacak. Kitabı yeniden inceledim inceledim… Kitapta Çatalhöyük'te yaşamış bir çocuğu ele aldık, gelişti büyüdü, yaşlandı ve sonu yaklaşırken kızına, gelinine dedi ki: ‘Çocuklarım, ben uzun uykuda uyumaktan korkmuyorum. Eğer ben uzun uykuda uyumaz isem sizlerin uzun uykuda uyuduğunu göreceğim. O yüzden korkmuyorum.' Çatalhöyüklüler ölümü bilmiyorlardı. ‘Uzun uyku' olarak tanımlıyorlardı. Okuyucum buradan cesaret almış ve ölümden korkmamayı öğrenmiş. Bir başka okuyucum da mesaj atmış, ‘Sadrettin abi, adam kitapta eşine ne söyleyecekti? Allah'ını seversen bir söyle' diye. Ben de ‘adamın ne söyleyeceğini çok merak ediyorsan ikinci baskıyı bekle' dedim.''

BU TOPRAKLARDAN NEDEN HİÇ UMUT KESİLMEMELİ…

Bundan tam 9 bin yıl önce, bugün kendi yaşadığı topraklarda, aynı göğün altında, aynı malzemeden yapılmış evlerde yaşamış neolitik çağ insanını yalın bir dille bugünün insanına anlatmaya koyulan Sadrettin Dural, kendini Çatalhöyüklü sayan bir dünyalı. Çumra Ovasında, bozkırın kalbinde, iğde ve söğüt dallarıyla, Anadolu toprağının kokusunu havalandıran kırkikindi yağmurları eşliğinde kurulan düşlerin zamana sığmadığı bir yaşam öyküsünün mütevazı kahramanı o. Bu topraklardan neden hiç umut kesilmemesi gerektiğinin ete kemiğe bürünmüş, insan diye görünmüş hali. Destanı da trajedisi de hiç bitmeyen güzel Anadolu'nun destan hanesine yazılan bir öykü bu. Yolunuz Çatalhöyük'e düşerse siz de karışın bu öyküye…

Yusuf YAVUZ-Gazeteci Yazar

http://www.turizmhaberleri.com



ARKEOGRAFYA websitesi; Arkeoloji, Sanat Tarihi, Tarih, Filoloji, Antropoloji, Paleontoloji, Mitoloji, Müze ve Arkeoteknik ile ilgili konularda yayın yapar.

ARKEOGRAFYA websitesi, Basın Meslek İlkelerine uymaya söz verir.

ARKEOGRAFYA  ©  Her hakkı saklıdır. Yazı ve fotoğraflar kaynak veya bağlantı verilmesi koşuluyla kullanılabilir.