24Nisan2018

MAKALELER ANTROPOLOJİ Dilşa Deniz ve Açtığı Bilimsel Yol/Ré

Dilşa Deniz ve Açtığı Bilimsel Yol/Ré

FacebookTwitterGoogle bookmarkMyspace bookmarkDel.icio.usDigg
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Makale İçeriği
Dilşa Deniz ve Açtığı Bilimsel Yol/Ré
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Tüm Sayfalar

Dersimli Antropolog Dilşa Deniz ve Açtığı Bilimsel Yol/Ré adlı doktora tezi kabul edildi.

Dilşa Deniz’in “Yol/Ré: Dersim İnanç Sembolizmi-Antropolojik Bir Yaklaşım“ adlı doktora tezi, Yeditepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünce kabul edildi. Sözkonusu çalışma; İletişim yayınları tarafından 2012 yılında ise kitaplaştırıldı. Deniz, bu çalışmasında Dersimli Kürtlerin kadim inançları hakkında, sahada kapsamlı bir araştırma yapmış. Kendi alanında bir ilk‘e işaret eden bu değerli çalışmayı, Dersimli bir kadın Antropoloğun büyük bir cesaretle başarıya götürmesi takdire şayandır. Zira Kürdoloji alanında bu tür bilimsel çalışmalara ihtiyaç vardır.

Çalışmasında Deniz, sahada elde ettiği verilerden hareketle Kürt Alevilerinde (İtiqata Ré/Raa) inanç ve sosyal yapının, devletsiz yaşayabilme formu olarak biçimlenen Dersim merkezli Kurmanc (Kürt-Alevileri) toplumu üzerinde bilimsel-akademik bir çalışma ortaya koymuş.

Anadolu ve Kürdistan’da farklı isimlerle tanımlanan ve Osmanlı kayıtlarına göre de “Müslüman olmayan“ kırsal topluluklar; 1917-18 yıllarından sonra Etiç adlandırma kapsamında “Alevi-lik“ adı altında telaffuza tabî tutuldulmuşlardır. Fakat özellikle Fırat havzasında otokton yaşayan Kürtler; konuştukları etnik dilleriyle/niyaz dilleriyle inançlarını Emiç adlandırmayla, “Réya/Raa Me/Ma, İtiqata Réya/Raa Heqi/ Réya/Raa Haqi“ olarak telaffuz ederler. Bir inancın etnik dili, o inancın şekillenmesinde, aktarılışında ve korunmasında en temel aractır. Zira, Kürt toplulukların inancı olarak Yol < Ré/Ra inancının temel kavramları da elbette Kürtçedir. Nitekim inanç literatürüyle ilgili herhangi bir çalışmada, etimiloji analizler yine bu dilin bütünsel kavramlarıyla yapılması elzemdir

Dilşa Deniz’de; Kürt aşiretlerinin kalu bela’dan beri süregetirdikleri bu inancın köklü değerlerini, bu inancı yaşatanları, bu inancın coğrafyasını, bu inancın dilini, bu inancın batıni-ezoterik manalarını, bu inancın ritlerini, kutsallarını, hiyerarşik yapılarını, döngüsel mitik aktarılarını, tanrısal güçlerini, müziğini, aşiret yapılarını, acılarını, sevinçlerini, törelerini, gelenek-göreneklerini ve daha nice kalıtsal-artı değerlerini tamıtamına 383 sayfaya sığdırmaya çalışmış. Dilşa Deniz, Dersimli bir Kürt Atropolog olarak; Antropoloji bilim dalında eğitim görmüş ve yaşadığı topluluğun en değerli alanında bir tez hazırlamış. Yeri gelmişken Antroploloji hakkında var olan klasik bilgileri, burada tekrarlamakta fayda görüyoruz. Zira Deniz’in çalışmasının muhtevası bir o kadar daha anlaşılır.

Antroplolji bilim dalı

Bir insanbilimi olarak Antropoloji’nin Osmanlıcadaki karşılığı “ilm-i beşer < uygulamalı insanbilim“ yada “Beşeriyât < doğal insanbilim“. Almancada ise “Anthropologi“ tanımıyla, dünya literatürüne girmiş bir kavramdır. Bir çok ilgili sözlükte farklı tanıları yer alan Antropoloji kavramının temel anlamsal verilerini kısaca şöyle sıralamak mümkündür:

İnsanın doğadaki yerini ve evrimini inceleyen bilimdalı. İnsanın kökenini, evrimini, dirimbilimsel özelliklerini, toplumsal ve kültürel yönlerini inceleyen bilim dalı. Bir diğer veri ise İnsanın kökenini biyolojik yapısını, fiziki özelliklerini, kültürlerini, toplumsal davranışlarını vb. konu edinen ve bunları kendine özgü yöntemleriyle inceleyen bilim, yani insan bilimi.

Meselâ Antropocoğrafya; toplumsal olayların nedenlerini doğal çevre açısından inceleyen ve açıklamaya çalışan toplumbilim anlayışıdır. Bununla beraber İnsanın yeryüzüne dağılışını inceleyen Antropocoğrafya; İnsanın yeryüzüne yerleşmesini, insanla mekan alanları arasındaki ilişkiyi, insanı etkileyen başlıca coğrafya öğelerini (dağlar, ovalar, vadiler, nehirler vb), iklim ve bitki örtüsünü, akarsu ve göllerini, yeraltı ve yerüstü zenginliklerini inceleyen bir bilim dalı olması bakımından çok önemlidir! Sosyal antropoloji; kültür kalıpları arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları ortaya koyan bilim dalıdır. Toplum ruhbilimi olarak Sosyal Psikoloji;  Toplumun, insan davranışlarına etkisini konu edinen bilim dalıdır. Bütün bu disiplinler, hiç kuşku yokki; Dilşa hocanın çalışmasıda harmanlanarak objektiv kıstaslarla sonuca varılmıştır. Bu noktada, Antrolojinin babası konumnda olan Charles Darwin’i anmadan  geçersek olmaz!

Charles Darwin

İngiliz biyolog, doğa tarihçisi, Antropolog Charles Darwin (1809-1882); “Başta insan olmak üzere tüm canlı türlerinin doğal seçilim yoluyla bir yada bir kaç ortak atadan evrildiği“ tezini ileri sürmüş ve bu tezine dayanak olarak çok yönlü kanıtlar ortaya koymuştu. Fakat o günden bu güne başta semavi dinlerin ruhbanları olmak üzere, bir çok çevre buna karşı antiezler üretmişlerdi. Fakat sonuç; Darwin’in lehine gelişiyor ve dünyadaki okul ders kitaplarına sadece onun adı ve çalışmaları giriyordu. Günümüz Türkiyesinde ise bunun tam tersi bir tutum sergileniyor. Çok yazık!


ARKEOGRAFYA websitesi; Arkeoloji, Sanat Tarihi, Tarih, Filoloji, Antropoloji, Paleontoloji, Mitoloji, Müze ve Arkeoteknik ile ilgili konularda yayın yapar.

ARKEOGRAFYA websitesi, Basın Meslek İlkelerine uymaya söz verir.

ARKEOGRAFYA  ©  Her hakkı saklıdır. Yazı ve fotoğraflar kaynak veya bağlantı verilmesi koşuluyla kullanılabilir.