18Şubat2018

MAKALELER ANTROPOLOJİ Dilşa Deniz ve Açtığı Bilimsel Yol/Ré - Sayfa 3

Dilşa Deniz ve Açtığı Bilimsel Yol/Ré - Sayfa 3

FacebookTwitterGoogle bookmarkMyspace bookmarkDel.icio.usDigg
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Makale İçeriği
Dilşa Deniz ve Açtığı Bilimsel Yol/Ré
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Tüm Sayfalar

Ve fakat yola diken ekenler, tekere çomak sokanlar, Yolu, yolsuza çıkarmak isteyenler elbette boş durmuyor. Onlar, masallarla uyutuldukları için, masalların-ninnilerin devam etmesini, yol evlatlarının derin uykularından uyandırılmamasını istiyor! “Kürtlerin Türk, Alevilerin ise Öz-Müslüman oldukları!“ yalanının devam etmesini, bu arada ekonomik, siyasi ve kariyer rantlarını büyüterek sürdürmek istiyorlar. Sırf bu yüzden, sözkonusu ortaya konan değerli yazılı çalışmalar içinde çımbızla çekilen satırlarla “Yolun Evlatları“ biribirine düşürülmeye çalışılışılıyor. Bilinmelidir ki; bu bir Osmanlı oyunundan başka birşey değildir!

Hedef Tahtasına Oturtululan Ré/Raa < Yol  ve Ewlâd é Ré/Ra < Yol Evlatlarıdır!

Dersimli Antropolog Dilşa Deniz’in bu çalışması, belli ki bazı malum çevreleri oldukça rahatsız etmişe benziyor! Son günlerde bilen-bilmeyen, kitabı dahi okumayanlar arasında, sosyal medya hesaplarında (-ki bunların çoğuda sahte profilli tröller) bir tartışmadır almış başını gidiyor! Tartışmaya konu olan, bilimsel veriler üzerinde ele alınan ve önerilen sadece bir sözcük! Dilşa hocanın kitabınnın 2012 yılında yayınlanmasından tam 5 yıl sonra Ali Rıza Özdemir; “Düzgün Baba Öküz Hırsızımıydı?“ başlığı altında, Dilşa Deniz’i ve Yol/ Ré’yi hedef gösterdi. (http://www.orhuntv.com/yazarlar/ali-riza-ozdemir/duzgun).

Ali Rıza Özdemir; yukarıda da verdiğimiz üzere Mustafa Kemal’in-Kemalistlerin özellikle Kürtler üzerine geliştirmeye çalıştığı çökmüş “Antropolojik çalışmaları“ndan esinlenerek, sözde bilimsel ürünler (!) veriyor. Özdemir’in; “Bilinmeyen Yönleriyle Zazalar, Kürtler ve Aleviler, Kürtler ve Türklük, Zazalar Kürtler Aleviler, Kürt Aleviliği, 101 Soruda Kürtler“ ve diğer farklı çalışmaları bulunmaktadır.  Özellikle Kürtler, Zazalar ve Aleviler üzerine yazdığı kitaplarında “Kürtleri, Zazaları; Türk, Alevileri de özbe Öz-Müslüman!“ kategorisinde değerlendiriyor. Doğrusu bilim adına, boşa kürek çekiyor! Kısacası; Ağaca yazık! Güneş’in, balçıkla sıvanamayacağını gözardı ediyor! Yazdığı kitaplarıyla, Kürt Alevileri uyutamadığını anlayınca, en son kertede bu alanda üretilen değerli çalışmaların; Kürt Alevileri tarafından okunmaması, yazarlarının dışlanması-itibarsızlaştırılması maksadıyla yoğun bir faaliyet gösteriyor!

Anlaşılan o ki; Dilşa hocanın, bilim metodolojisine bağlı kalarak çalışmasında Şaheyder’in, “Dızgın Bawa“ isiminin arkapılanındaki bütün değerlerlendirmeleri, Antropolıoji disiplinleri içinde gözönünde bulundurması, Özdemir ve benzerlerini kıskandırmaktadır. Dilşa Deniz; kitabında Şaheyder’in ismine konu olabilecek, Kırmancki ve Kurmanci dillerindeki bütün etimolojik verileri ele almış, haklı olarak halk etimolojisinden de faydalanarak bazı önermelerde bulunmuştur. Fakat Özdemir, sadece Kürtçedeki  “dız < hırsız“   kavramını metinden çekip almış ve bunun üzerinden Yolun evlatlarını; Dilşa hocaya karşı kışkırtmıştır. Bu davranış biçimi, akademik bir çalışmaya sığmayacağı gibi asla ve asla etik değildir!

Ona göre Dilşa hoca; Dızgın Bawa‘ya “Öküz hırsızı!“ demiş-miş! Oysa sözkonusu kitabın 191. sayfasında bu konu işlenirken, Antik Çağlardaki tanrılarla bir ilinti kurularak; Dızgın/Dızgan adının “Öküz, sığır/hayvan hırsızı olma ihtimali“ (-dikkat ediniz ihtimali!) üzerinde durulmuştur. Yine “Dız“ kökünün Kürtçede “Hırsız“ manasına gelmesiyle birlikte “gizli, gizemli“ anlamına geldiği vurgusu da özenle yapılarak “gizli ruh“  (s. 192) manasında “tanrısal gizlilik“ anlamlarını da içinde barındırdığı, kanıtsal verileriyle anlatılmıştır. Öyleki; en son kertede Şehaydar’ı, Ré/Ra < Yol inancında tanrısal bir makama oturtmuştur. Özellikle hırsızlık kavramını ise “Hırsızlık iddiasını elbette günümüzdeki basit bir hırsızlıkla asla karıştırmamak gerekir“ (s.192) bellirlemesi altında bölge halkının toplumsal-sosoyal karekteristik yapısı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini bellirterek, Dızgın’ı bir tanrısal güç noktasında ele almıştır. Dilşa Deniz’in;  Dızgın Bawa ile alakalı olarak, orginali İngilizce yayınlanan şu makalesine de ayrıca bakabilirsiniz: (Yol: Dızgun Bawa, İnanç ve Yaşam Biçimi Arasındaki İlişki) https://www.alevinet.com/2017/11/07/yol-dizgun-bawa-inanc-ve-am-bicimi-arasindaki-iliski-dilsa-deniz/.

Dilşa hoca, araştırmaları sonucunda  ortaya çıkardığı bulgular üzerinden gelştirdiği tezler-antitezlerle Dersim Antropolojisine büyük bir katkı sunmuştur! Bilmek gerekir ki; Mitik anlatımlara, masalsı yaklaşamayız! Zira masal çağı, geride kalmıştır! Dilşa Deniz, mensubu bulunduğu Dewréş Gewr Ocağının kutsal topraklarında yaşanmış tarihsel arkaplana bilbilimsel objektivin temel kuramlarıyla yaklaşmıştır. O bir masalçı < çirakwan, yada siyasetçi değildir! O Bir bilim insanıdır. Bunun geregini yapmıştır.

Rıza şehrinin yol evlatlarına!


ARKEOGRAFYA websitesi; Arkeoloji, Sanat Tarihi, Tarih, Filoloji, Antropoloji, Paleontoloji, Mitoloji, Müze ve Arkeoteknik ile ilgili konularda yayın yapar.

ARKEOGRAFYA websitesi, Basın Meslek İlkelerine uymaya söz verir.

ARKEOGRAFYA  ©  Her hakkı saklıdır. Yazı ve fotoğraflar kaynak veya bağlantı verilmesi koşuluyla kullanılabilir.