MAKALELER ARKEOLOJİ Gılgamış Destanı’nda Tufan - Sayfa 4

Gılgamış Destanı’nda Tufan - Sayfa 4

FacebookTwitterGoogle bookmarkMyspace bookmarkDel.icio.usDigg
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Makale İçeriği
Gılgamış Destanı’nda Tufan
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Tüm Sayfalar

Yaşanılan bu büyük trajedi insanlık hafızasında hiç unutulmadı. Mitolojiler, efsaneler ve dini metinlerde yer alarak günümüze kadar geldi.

Bir gün karayel esip hepsini sildi süpürdü. Sonra bir den bire poyraz esip ülkenin altını üstüne getirdi. Fırtına ve tufan, altı gün, yedi geceyi geçti. Fırtına yurdu silip süpürüyordu. Sel, bora ve su taşkınları yer yüzünü kasıp kavurdu. Yedinci günde güneyden esen fırtına dinmeye yüz tuttu, deniz yatıştı, tufanın hızı kesildi.

Tufan sona eriyor …

Önceden dalgalan bir ordu gibi birbiriyle savaşan deniz, şimdi dinginleşti. Kötü rüzgar dindi ve tufan sona erdi. Havaya baktığım zaman ortalıkta sessizlik vardı. Ve bütün insanlık çamur olmuştu. Suyun bastığı yüzey, dümdüzdü.

Bunun üzerine anbar kapağını açınca yüzüme bir ışık düştü. Diz çöküp oturdum ve ağladım. Gözyaşlarım burnumun kanatlarından akıyordu. Sonra ufuklara bakarak denizin kıyısını aradım.

Her yana on iki kez on iki defa bakınca denizden bir ada yükseldi. Sonunda gemi Nıssır dağına oturdu.

NİSİR, ARARAT VE CUDi DAĞLARI

Az sonra göreceğimiz gibi kutsal kitaplardaki Tufan hikayelerinde de, geminin bir dağa oturduğundan bahsedilir. ‘Tevrat’ ta bu dağ Ararat (Ağrı), Kur’an-ı Kerim’de ise Cudi olarak tanımlanır. Burada ise geminin Nissir Dağı’na oturduğu söylenmektedir.

Nisir Dağı

Bu bir yöredeki dağın ismi değildir. Burada anlatılmak istenen geminin suların çekilmesiyle birlikte deniz yüzeyinden yüksekte kalan bir bölgede karaya oturduğudur. Bu bir kurtuluş ifadesidir. Nitekim Nisir sözcük anlamı itibariyle de “kurtuluş, selamet” anlamına gelmektedir. Aynı şekilde Ararat ve Cudi isimleri de belirli bir bölgedeki dağların isimleri olarak kullanılmamışlardır.

Ararat (Ağrı) Dağı

Gemi yedinci ayın on yedinci günü Ararat dağlarına oturdu.

(TEKVİN: 8/4)

“Ararat” ismi “Urartu” sözcüğünden gelmektedir ki Asurca’da aslı “Uruatri” olan “Urartu (Urardhu, Uraurta)” kelimesi “dağlık bölge, yüksek memleket” anlamına gelmektedir. 5165 metrelik rakımıyla Anadolu’nun en yüksek dağıdır.

Ağrı ilimizde, 35 km’yi aşan taban çapı, 130 km’ye varan çevre uzunluğu ile 5165 m rakıma sahip Ağrı Dağı, volkanik bir dağdır. Bu ölçüleri özellikle veriyorum. Çünkü Yahudi – Hristiyan inancına göre Nuh’un Gemisi bu dağın tepelerinde bir yere oturmuştur. (130. Sayfada Tevrat’tan vereceğimiz örneklerle bu konuyu ayrıntılı bir şekilde ele alacağız.)

Günümüzde yapılan tüm araştırmalardan elde edilen sonuca göre son buzul çağının bitişinde yeryüzünde suların yükselmesi 150 metreyi aşmamıştır. Böylesine yüksek bir dağ…

insanveevren.wordpress.com



ARKEOGRAFYA websitesi; Arkeoloji, Sanat Tarihi, Tarih, Filoloji, Antropoloji, Paleontoloji, Mitoloji, Müze ve Arkeoteknik ile ilgili konularda yayın yapar.

ARKEOGRAFYA websitesi, Basın Meslek İlkelerine uymaya söz verir.

ARKEOGRAFYA  ©  Her hakkı saklıdır. Yazı ve fotoğraflar kaynak veya bağlantı verilmesi koşuluyla kullanılabilir.