MAKALELER SANAT TARİHİ İşte dünyanın en pahalı 5 sanat eseri

İşte dünyanın en pahalı 5 sanat eseri

FacebookTwitterGoogle bookmarkMyspace bookmarkDel.icio.usDigg
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 

Müzayedelerde el değiştiren dünyanın en pahalı beş modern resmini hikayeleriyle mercek altına alalım.

Osmanlı’nın son dönemine gerek resimleri gerek müzeciliği ve arkeoloji alanındaki çalışmalarıyla damga vuran Osman Hamdi Bey’in bir eseri daha mahkeme koridorlarına takıldıktan sonra satışa çıkıyor. Haber, Şubat başında müzayede usulüyle satışı gerçekleştirecek Antik A.Ş. tarafından duyuruldu.

KAPLUMBAĞA TERBİYECİSİ

Osman Hamdi’nin hemen herkesin bildiği 1906 tarihli ‘Kaplumbağa Terbiyecisi’ eseri, 50’li yılların sonunda bir cinayet, seneler sonra ise bir iflas davasına konu olmuş; nihayetinde 2004 senesinde o dönem için rekor bir rakamla 5,5 trilyon TL (3,9 milyon dolar) karşılığında Pera Müzesi’ndeki ‘istirahatgâhına’ çekilmişti.

CAMİ ÖNÜ

Yaklaşık iki yıl önce 10 milyon TL muhammen bedelle satışa çıkan ve varis-miras anlaşmazlığı dolayısıyla müzayededen çıkarılan ‘Cami Önü’ (1882) tablosu, bahar aylarında tekrar alıcı bekleyecek. Şayet 2014’teki açılış fiyatıyla satılsa bile, Türk modern resminin ‘en pahalı tablosu’ olarak tarihe geçecek.

Bu uzunca girizgâhın sebebi, müzayedelerde el değiştiren dünyanın en pahalı beş modern resmini hikâyeleriyle mercek altına almaktı. Haydi başlayalım...

1- Nafea Faaipoipo ( Ne zaman evleneceksin), Paul Gauguin

Şubat 2015 - 300 milyon dolar (yaklaşık 810 milyon TL)

Fransız ressam Gauguin, kıymeti öldükten sonra anlaşılan sanatkârlardan. Post-empresyonist ressamın 1892 tarihli yağlı boya tablosu, iki Tahitili kızı resmediyor; eşini ve çocuklarını bırakıp, Güney Pasifik adası Tahiti’ye yaptığı ilk ziyaretten kalma.

Tablo geçen yıl bu sıralar 300 milyon dolara Katar Emirliği’ne geçmeden önce İsviçreli Rudolf Staechelin’in koleksiyonundaydı ve Basel’deki Kuntsmuseum’da sergileniyordu.

Peki, elinde birçok değerli eser bulunduran 62 yaşındaki koleksiyoner bu Gauguin’den neden vazgeçti? Cevabı New York Times’a verdiği demeçteki şu cümlede: “Esasen iyi bir teklif aldığımız için. Piyasa çok yüksek ve 10 yıl içinde ne olacağını kim bilir?”

Gauguin ile ilgili güçlü bir tevatürden bahsedip, en pahalı ikinci tabloya geçelim: “Ünlü ressamın, Tahiti’de yaptığı resimler için model olarak kullandığı kadınların bir kısmıyla seks yaptığı söylenegelir.”

2- Les Joueurs de cartes (Kâğıt oynayanlar), Paul Cézanne

Nisan 2011 - 274 milyon dolar (yaklaşık 440 milyon TL)

Şubat 2012’de sanat dünyasına bomba gibi bir haber düşmüş, Paul Gauguin’in ‘hemşehrisi’ ve çağdaşı Paul Cézanne’ın ‘Les Joueurs de cartes’ (1893) adlı eseri 250 milyon dolardan fazla bir rakama satılmıştı. Kime mi? Tabii ki Katar Kraliyet Ailesi’ne.

Empresyonizm ile kübizm arasında bir köprü gibi duran ressamın Aix-en-Provence’lı iki köylüyü kâğıt oynarken yansıttığı tablo, Yunan armatör Yorgo Embirikos’un koleksiyonundaydı.

Embirikos rahmetli olmadan kısa bir süre önce, 2011 kışında, meşhur sanat simsarları William Acquavella ve iddiaya göre Larry Gagosian, Cézanne’ın bu tablosu için 220 milyon doları gözden çıkardı. Bunun üzerine Cézanne’ın peşinde olan Katar Kraliyet Ailesi, üçe beşe bakmadan 250 milyon doları masaya koyuverdi.

Satışın ayrıntıları gecikmeli olarak ortaya çıkınca kur değişimi meselesi yüzünden tablonun net fiyatına ilişkin çeşitli rakamlar ortada dolaşıyor. Tahminler Katar’ın ‘Les Joueurs de cartes’ için 300 milyon dolar bandında bir para ödediği yönünde.

Cézanne’ın ‘Les Joueurs de cartes’ ismiyle farklı kompozisyonlarda ve farklı figürlerle beş resminin bulunduğunu ve dördünün dünyanın en saygın müzelerinde sergilendiğini söyleyip, son bir ekleme yaparak üçüncü kata çıkalım:

Sanat eserlerine neredeyse yılda 1 milyar dolar yatıran Katar, Suriye’de yaşanan insanlık dramını adeta locadan izliyor!

3- No. 6 Violet, Green, and Red (No. 6 Mor, Yeşil ve Kırmızı), Mark Rothko

Ağustos 2014 - 186 milyon dolar (yaklaşık 400 milyon TL)

Osman Hamdi Bey’in iki başyapıtı gibi Amerikalı ressam Mark Rothko’nun da bu eseri dava konusu oldu. Monaco kulübünün sahibi Rus işadamı Dimitri Rıbolevlev, Rothko'nun 1951 tarihli kıymetli eserinin satışına aracılık eden İsviçreli sanat simsarı Yves Bouvier'i kendisini fiyat konusunda yanılttığı iddiasıyla mahkeme verdi.

Monaco'da savcıya verdiği ifadede Bouvier, Rothko'yu Fransız şarap üreticisi Christian Moueix'nin eşi Cherise Moueix'ten 80 milyon dolar, artı açıklanmayan bir komisyon karşılığında aldığını söyledi. Bouvier'in söylediği rakamın, Rıbolevlev'in ödemeyi kabul ettiği miktardan aşağı yukarı 80 milyon euro daha az olduğunu belirtip, hukuki faslı kapayalım.

'No. 6 Violet, Green and Red'in soyut ekspresyonizmin en iyi eserlerinden biri olarak kabul edildiğini de söyledikten sonra Rothko'dan Picasso'ya geçelim.

4- Les Femmes d’Alger, Version O (Cezayirli Kadınlar Version O), Pablo Picasso

Mayıs 2015, 179,3 milyon dolar (483 milyon TL)

Pablo Picasso'nun 1955 yılında tamamladığı bu eseri, çıplak cariyeleri kübist bir bakış açısıyla yansıtıyor. İspanyol dahi 1954-1955 arasında A'dan O'ya kadar sıraladığı 15'lik seriyi, Fransız ressam Eugene Delacroix'nun Louvre'da sergilenen 'Femmes d'Alger dans leur appartement' (Evlerindeki Cezayirli Kadınlar) eserinden ilhamla yaptı.

Guardian'dan Jonathan Jones, sanat piyasını hareketlendiren bu satışı abartı bularak, “Bu geç dönem Picasso'yu satın alan, iade talep etmeli. Bu resmin Delacroix'nun başyaptını tekrar keşfeden post-modern ressamın en iyi işlerinden biri olduğunu iddia etmek absürd” yazmıştı.

5- Nu couche (Yatan çıplak), Amedeo Modigliani

Kasım 1015, 170,4 milyon dolar (yaklaşık 498 milyon TL)

İtalyan usta, bu satışla Picasso ve Cézanne gibi çağdaş sanatın finansal anlamda birinci sınıflarının arasında girmiş oldu. Modigliani’nin ‘No couche’si (1917-1918) New York’taki müzayedede Çinli milyarder Liu Yiqian’da kalmıştı. O da New York Times’a eseri Şangay’daki müzelerinde sergilemeyi planladığını açıklamıştı.

Bu eser Paris’te ilk kez sergilendiğinde adeta skandal çıkmış, teklifler havada uçuşmuştu. Peki, 'yatan çıplak' bu rakamı gerçekten hak ediyor mu? Bana kalırsa, tabii ki hayır… Ama Guardian’ın sanat eleştirmeni Jonathan Jones benden hayli farklı düşünüyor:

"Eğer büyük bir sanatçının tablosu piyasaya gelirse, en seçkin müze kalitesinde olmasa dahi, söz konusu sanatçının eserlerinin tipik bir örneğini temsil ediyorsa, o zaman müzayede evlerini ya da balatayı sıyıran koleksiyonerleri suçlamak yersiz.”

hurriyet.com.tr

ARKEOGRAFYA websitesi; Arkeoloji, Sanat Tarihi, Tarih, Filoloji, Antropoloji, Paleontoloji, Mitoloji, Müze ve Arkeoteknik ile ilgili konularda yayın yapar.

ARKEOGRAFYA websitesi, Basın Meslek İlkelerine uymaya söz verir.

ARKEOGRAFYA  ©  Her hakkı saklıdır. Yazı ve fotoğraflar kaynak veya bağlantı verilmesi koşuluyla kullanılabilir.