MAKALELER TARİH OSMANLI HAYRANLIĞI ÜZERİNE

OSMANLI HAYRANLIĞI ÜZERİNE

FacebookTwitterGoogle bookmarkMyspace bookmarkDel.icio.usDigg
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 

Osmanlı Devleti’ni kendi içinde değerlendirmemiz, olumlu işlerini savunmamız, olumsuz işlerini de eleştirmemiz gerekir.

 

Son zamanlarda özellikle cumhuriyet karşıtları tarafından topluma “Osmanlı torunu” olduğumuz ya da “Osmanlı soyunun devamı olduğumuz” savları anlatılmaktadır. Kuşkusuz  yaklaşık 600 yıl hüküm süren 36 padişahı olan Osmanlı Devleti’ni toptan yok saymak ya da toptan kabullenerek Osmanlı soyundan geldiğimizi ileri sürmek mümkün değildir. Osmanlı Devleti’nin yaptığı olumlu katkıları savunmak gerekirken bunu Osmanlı hayranlığına dönüştürmemek gerekir.

Zira Osmanlı bir ırk değil bir aşiret bir soydur. Osmanlı kuşkusuz başlangıçta Türk ırkına mensup bir aşiret iken sonradan yabancı anneler sebebiyle bu özelliğini de kaybetmiştir. Osmanlı soyuna mensup bu aşiret mensuplarının tamamının  Kurtuluş Savaşı sonrası ülkemizi terk etmiş olup Anadolu’da yaşayan insanların Osmanlı soyundan gelmesi mümkün değildir. Zira Osmanlı soyuna mensup aile mensupları İngiltere, İtalya, Mısır vb. ülkelerde yaşamakta olup ülkemizde dönmelerine de uzun süre izin verilmemiştir. Bu nedenle soyumuz Osmanlı gibi iddialar da safsatadan ibarettir. Anadolu’da yaşayan insanların çoğunluğu Osmanlı değil Türk’tür. Tarihçilerin tespitlerine göre; Osmanlı’nın 600 yıllık hakimiyet döneminin tamamında Türkleri sevmesi de söz konusu değildir.

Osmanlı Devleti güzel şeyler de yapmıştır. Dört kıtaya hakim olmuştur. Bu süre içinde devletin askeri güçlerinin çoğunluğu Türklerden ve Arnavutlardan oluşmuş, ama yönetim kadrosu Osmanlı soyundan gelenlerden oluşmuştur.

Osmanlı soyundan bize kalanlardan birisi de “Saray entrikaları” sözcüğüdür. Bunun en somut kanıtı ise öldürülerek tahttan indirilen padişahlar oluşturmaktadır.

-Padişah, II. Osman 26 Şubat 1618'de tahta geçmiş, 19 Mayıs 1622'de Sadrazam Kara Davut Paşa tarafından katledilmiştir.

-Padişah İbrahim 9 Şubat 1640'da tahta çıkmış, 8 Ağustos 1648'de Sadrazam Sofu Mehmet Paşa tarafından boğdurularak öldürülmüştür.

-Padişah III. Selim 7 Nisan 1807'de tahta çıkmış, 29 Mayıs 1807'de öldürülmek yoluyla tahttan indirilmiştir.

-Padişah IV. Mustafa 29 Mayıs 1807'de tahta çıkmış, 28 Temmuz 1808'de idam edilerek tahttan indirilmiştir.

-Padişah Abdulaziz, 25 Haziran 1861'de tahta çıkmış, 20 Mayıs 1876'da tahttan indirilmiş ve kendisi intihar etmiştir.

Padişahlığın babadan oğula geçmesi sebebiyle liyakat da aranmamaktadır. Zira;

-22 Kasım 1617'de tahta geçen I. Mustafa 26 Şubat 1618'de zeka geriliği sebebiyle tahttan indirilmiştir.

-20 Mayıs 1622'de tahta geçen II. Mustafa 10 Eylül 1623'de zihni dengesizlik gerekçesiyle tahttan indirilmiştir.

-30 Mayıs 1876'da tahta geçen V. Murat 31 Ağustos 18762'da akıl hastalığı sebebiyle tahttan indirilmiştir.

O halde Osmanlı Devleti’ni kendi içinde değerlendirmemiz, olumlu işlerini savunmamız, olumsuz işlerini de eleştirmemiz gerekir. Dört kıta da 600 yıl hüküm süren bir imparatorluğun bakiyesi olduğumuz ve hatta Türk ırkının bu imparatorluğunun bel kemiği olduğu doğrudur. Bu bir övünç kaynağı olabilir. Ama bu durum Osmanlı soyundan geldiğimiz göstermez. Sarayda görev alan bazı üst düzey yönetici ve sadrazamların Türk olması ya da Anadolu’dan gelmesi sonucu etkileyecek nitelikte değildir.

Fakat “Osmanlı torunu” olduğumuz iddiasını asla söylememiz gerekir. Zira Anadolu da hali hazırda Osmanlı soyundan gelen kimse yoktur. Osmanlı soyundan gelenler İngiltere, İtalya, Mısır vb. ülkelere gitmişler hali hazırda isimleri bile Türkçe olmadığı gibi çoğunluğu da Müslümanlığı benimsememektedir. Buna en somut örnek, geçtiğimiz aylarda ülkemize gelen İngiltere Dış İşleri Bakanı Boris’tir. Boris Johnson, ülkemizden kaçan Osmanlı sarayından gazeteci Ali Kemal’in torunudur.

ARKEOGRAFYA websitesi; Arkeoloji, Sanat Tarihi, Tarih, Filoloji, Antropoloji, Paleontoloji, Mitoloji, Müze ve Arkeoteknik ile ilgili konularda yayın yapar.

ARKEOGRAFYA websitesi, Basın Meslek İlkelerine uymaya söz verir.

ARKEOGRAFYA  ©  Her hakkı saklıdır. Yazı ve fotoğraflar kaynak veya bağlantı verilmesi koşuluyla kullanılabilir.