14Aralık2017

MAKALELER TARİH Eski Arapça Kaynaklarda Türkler - Sayfa 13

Eski Arapça Kaynaklarda Türkler - Sayfa 13

FacebookTwitterGoogle bookmarkMyspace bookmarkDel.icio.usDigg
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Makale İçeriği
Eski Arapça Kaynaklarda Türkler
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
Sayfa 6
Sayfa 7
Sayfa 8
Sayfa 9
Sayfa 10
Sayfa 11
Sayfa 12
Sayfa 13
Sayfa 14
Sayfa 15
Sayfa 16
Sayfa 17
Sayfa 18
Sayfa 19
Sayfa 20
Sayfa 21
Sayfa 22
Sayfa 23
Sayfa 24
Sayfa 25
Tüm Sayfalar

Türklerin Müslüman olmasıyla ilgili aşağıda Arapça eski kaynaklardan aktaracağımız bilgi hayli ilginçtir ve onların İslâm'ı kabul sürecini daha iyi anlamaya yardımcı olacak niteliktedir.

Şu ilginç bilgi bulunmaktadır: Emevi Halifesi Hişam b. Abdulmelik Türk Hakanı'na İslâm'a davet için elçi gönderilir. Elçi Hakan'ın yanına geldiğinde, Hakan atının eğeriyle uğraşmaktadır. Elçi ona, bütün tebasıyla İslâm'ı kabul etmesi teklifini yapar. Hakan'ın, 'İslâm nedir?' sorusuna elçi İslâm'ın şartlarını anlatarak cevap verir. Hakan birkaç gün elçiye cevap vermez. Daha sonra Hakan, on komutanı ile birlikte elçiyi yüksek bir tepenin üzerine götürür. Komutanlarına askerleri toplamasını emreder. Her bir komutan kendine bağlı on bin silahli askeri vadiye getirir. Vadide yüz bin silahlı asker sıralanır. Hakan bu askerleri göstererek, "hükümdara bunların ne ayakkabıcı, ne terzi olmadığını bildir. Müslüman olur, İslâm'ın şartlarına uyarlarsa nereden yiyecekler."110 Hakan'ın Türklerin savaşla ve avcılıkla geçinen bir toplum olduğuna işaret eden ve Müslüman olduklarında aç kalacaklarını ifade eden bu sözleri, Türklerin ilk dönemler İslâm'ı kabul etmeyişlerinin sebeplerini açıklamaktadır.

Türklerin Güçlü, Heybetli ve Zalim Oldukları

Araplar Türklerle savaş yapmak istememekte, onların gücünden ve sertliğinden çekinmekteydiler. Bu yüzden Türklerle karşı karşıya kalmak istememişlerdir. Câhız'ın, Arapların Türklere, Türklerin Rumlara, Rumların da Araplara karşı koyamayacağına ilişkin aktardığı rivayet bu türdendir.111

İstahrî ve diğer İslâm coğrafya kaynaklarında Türklerin diğer ırklara göre kuvvet, cesaret ve atılganlıkta üstün oldukları kaydedilmektedir.112

Türkleri sert ve acımasız bir toplum olarak tanımlayan kimi Arapça kaynaklar, aynı zamanda onları kalpleri korkutan güçlü bir toplum olarak da nitelemektedir. Nitekim Câhız'ın aktardığı bir şiirde, "Arap ordularının kalplerini Türkler kadar korkutup titreten bir toplum yoktur." denilmektedir.113

Bazı şairler Türklerin Arap kabilelerine saldırdığını ve Arap bölgelerini yağmalamaları konusunu işleyen şiirler yazmıştır.114 Yine Emevi dönemi şairlerinden Sabit b. Ka'b'ın Türklerle savaşırken gözünü kaybettiğinden bahsedilir.115 Sabit b. Ka'b, Muslim b. Kuteybe'yi Türklerle yaptığı savaşta yenildiğinden dolayı kınamış ve bir şiirle hicvetmiştir.116

Arapça Coğrafya Kaynakları ve Türkler

İslâm dünyasındaki coğrafyacılarda haritacılık, coğrafya edebiyatı kadar gelişmemiştir. Buna rağmen, İdrisi'nin XII. yüzyılda yaptığı eski çağlara kıyasla gerçeğe daha yakın olan haritası gibi dönemlerini aşan iyi haritalar yapmışlardır. Kimi Arapça coğrafya kitaplarında öncelikle şehir ve ülkeleri anlatırlar ki buna "büldan coğrafyacılığı" denilir, kiminde de yollara önem verir ve bunlara "mesalik ve memalik" adını alır, kimi kitaplar da haritaya önem verirler, buna "suratul-ard" denir. Asıl önemli olan coğrafyacılık, fiziki coğrafyaya önem veren üçüncüsüdür. Arapça coğrafya kitaplarının çoğu İslâm dünyası coğrafyasına özel bir önem verir ve onun çevresindeki ülkeleri ise kısa bir şekilde anlatırlar. İdrisi'nin Avrupa hakkında fazla bilgi vermesine karşılık Çin'in başlı başına bir kıta olduğunu belirten Ebul Fida bu konudaki bilgilerin yetersiz olduğunu kaydetmektedir. Arapça eski coğrafya kaynakları arasında İstahri ve Ebu Ubeyd el-Bekri'nin el-Mesâlik ve'l-Memâlik'i, İbn Havkal'ın Suretu'l-Ard'ı, Yakut el-Hamevî'nin Mu'cemu'l-Buldân'ı, Ya'kubî ve İbnu'l-Fakih'in Kitabu'l-Buldân'ı, el-Makdisî'nin Ahsenu't-Tekâsim'i, Kazvinî'nin Âsâru'l-bilâd'ı, Mes'ûdî'nin Acâibu'd-Dünya'sı en çok tanınan eserlerdendir.


ARKEOGRAFYA websitesi; Arkeoloji, Sanat Tarihi, Tarih, Filoloji, Antropoloji, Paleontoloji, Mitoloji, Müze ve Arkeoteknik ile ilgili konularda yayın yapar.

ARKEOGRAFYA websitesi, Basın Meslek İlkelerine uymaya söz verir.

ARKEOGRAFYA  ©  Her hakkı saklıdır. Yazı ve fotoğraflar kaynak veya bağlantı verilmesi koşuluyla kullanılabilir.