14Aralık2017

MAKALELER TARİH Eski Arapça Kaynaklarda Türkler - Sayfa 14

Eski Arapça Kaynaklarda Türkler - Sayfa 14

FacebookTwitterGoogle bookmarkMyspace bookmarkDel.icio.usDigg
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Makale İçeriği
Eski Arapça Kaynaklarda Türkler
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
Sayfa 6
Sayfa 7
Sayfa 8
Sayfa 9
Sayfa 10
Sayfa 11
Sayfa 12
Sayfa 13
Sayfa 14
Sayfa 15
Sayfa 16
Sayfa 17
Sayfa 18
Sayfa 19
Sayfa 20
Sayfa 21
Sayfa 22
Sayfa 23
Sayfa 24
Sayfa 25
Tüm Sayfalar

Arapça kaynaklarda coğrafi bölgeler, günümüz Türkçe'sinde kullanılan anlamından farklı olarak, "İklim" terimiyle aktarılmaktadır. Buna göre, günümüzde batı merkezli coğrafya anlayışından farklı olarak, ülkeler doğudan batıya doğru sırlanmakta ve Ekvator'dan Kuzey Kutbu'na doğru yedi iklime ayrılmaktadır. Ekvator'dan dönenceye birinci iklim, dönenceden sonra ikinci iklim denilerek kuzeye doğru yedi iklim sıralanır. İslâm coğrafyacıları önce birinci en doğudakinden en batıdakine doğru anlatır. İbnu'l-Fakih, yedinci iklim olarak Türklerin bölgesini ele almıştır.117 Ancak bütün müellifler bu yöntemi takip etmemişlerdir. Sadece iklime göre anlatan coğrafyacılar bu planı izlerler. Bundan başka el-Makdisî gibi eserlerini bölgeye göre düzenleyenler de bulunmaktadır. O, Arap ve Acem ülkeleri diye dünyadaki ülkeleri iki bölgeye ayırmakta, Acem ülkelerinden Arap ülkelerinin dışındakileri kastetmektedir. O Dünya ülkeleri diye başladığı bölümüne önce kıblenin merkezini aktarmaktadır.118 Daha sonra Mekke, Medine, Bağdat Kûfe gibi Arap şehirleri yanı sıra Horasan, Belh ve Merv gibi Türklerin yaşadığı bölgeleri ele almaktadır.119

Arapça Kaynaklarda Türklerle İlgili Çeşitli Konular

İbn Hassûl Türklerin eti çok seven ve onu diğer bütün yiyecekleri tercih eden bir topluluk olarak tanımlar.120 Türkler, başka hiçbir tarafta olmayacak derecede çok sert ve karlı bir iklimde yaşadıklarından, kıldan yaptıkları ayakkabı ve elbiseleri giyerler.121 Türk bölgelerinin bahsedildiği kaynaklarda, bu bölgelerin gayet soğuk olduğu yazılmaktadır. Bu yüzden erkek ve kadınların yüzleri kalkan gibidir.122

Türklerin yaşam tarzı, göçebe mi yerleşik bir hayat mı sürdüklerine dair eski kaynaklarda bazı bilgiler vardır. Bu bilgilerden Türklerin genel olarak göçebe bir toplum oldukları savaş ve avcılıkla uğraştıkları anlaşılmaktadır. Ancak, Abbasilerin ilk yıllarında Uygurların sarayına elçi olarak giden Temim b. Bahr, yolda giderken çok güçlük çektiğini ve göçebe Türklerle karşılaştığını, ancak Hakan'ın şehrinde ziraat ve sanaatle meşgul olanlarla karşılaştığını aktarmaktadır. Elçinin aktardıklarından göçebe olmakla birlikte, bir kısım Türklerin yerleşik hayat sürdürdükleri anlaşılmaktadır.123

Taberi düşmanlarını idam ve yakalamak için Türklerin kement kullandığından söz eder.124 Türklerin oku ve okçuluğu Arap atasözlerinde kullanılan bir motiftir Diğer savaş aletleri arasında Hz Ali'nin kılıcı, Amr'ın samsası (hedefinden şaşmayan bir tür kılıç) ile birlikte türkün oku ifadesi de atasözü olarak kullanılmaktadır. Ayrıca Türk oku, Hind mızrağı, Deylemlerin bayrakları, Reylilerin temrenleri atasözlerinde kullanılmaktadır. Yine Türk okçuları içinde atasözü kullanılmıştır.125 Diğer yandan Ebû Ahmed Abdurrahman b. el-Fadl eş-Şîrâzi, bir şiirinde Türklerin iyi ok kullandığını ve atışlarının isabetli olduğunu kaydetmektedir.126

Türklerin hükümdarına "hakan" lakabı verilmekte127 hükümdar hanımlar için ise "Hatun" lakabı kullanılmaktadır. Kadın için kullanılan kadına toplumdaki verilen yüksek konuma de işaret eden "Hatun" terimi, Arapça edebiyat ve tarih kaynaklarında sıkça kullanılmaktadır.128 Kalkaşandi Türk hakanlarının kullandıkları lakaplardan ve isimlerinin sonuna veya başına aldıkları eklerden söz etmekte ve Menekliboga, Tagri, Berdi, Tayboga, Karaboga, Eydemir, Beydemir, Akkuş, Sancar Arslan gibi takı ve lakapları örnek vermektedir.129

Hediyeler ve süs eşyaları arasında Türk cariye vermek Araplar arasında bir gelenektir. Hükümdarların aralarındaki belli bazı hediyeler verilirdi. Türk hükümdarının hediyesi genellikle güzel bir cariye olurdu. Örneğin Hz. Süleyman'a verilen sekiz hediyeler arasında Türk melikinin hediyesi bir cariyesi de bulunmaktaydı.130


ARKEOGRAFYA websitesi; Arkeoloji, Sanat Tarihi, Tarih, Filoloji, Antropoloji, Paleontoloji, Mitoloji, Müze ve Arkeoteknik ile ilgili konularda yayın yapar.

ARKEOGRAFYA websitesi, Basın Meslek İlkelerine uymaya söz verir.

ARKEOGRAFYA  ©  Her hakkı saklıdır. Yazı ve fotoğraflar kaynak veya bağlantı verilmesi koşuluyla kullanılabilir.