14Aralık2017

MAKALELER TARİH Eski Arapça Kaynaklarda Türkler - Sayfa 3

Eski Arapça Kaynaklarda Türkler - Sayfa 3

FacebookTwitterGoogle bookmarkMyspace bookmarkDel.icio.usDigg
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Makale İçeriği
Eski Arapça Kaynaklarda Türkler
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
Sayfa 6
Sayfa 7
Sayfa 8
Sayfa 9
Sayfa 10
Sayfa 11
Sayfa 12
Sayfa 13
Sayfa 14
Sayfa 15
Sayfa 16
Sayfa 17
Sayfa 18
Sayfa 19
Sayfa 20
Sayfa 21
Sayfa 22
Sayfa 23
Sayfa 24
Sayfa 25
Tüm Sayfalar

Maveraünnehr'in her iki tarafında özellikle doğu kısmında Şâş, İlâk ve Fergana'da çoğunlukta bulunan Türkler Fars menşeli kavimlerle yaşamıştır. O dönemlerde Afganistan-Huttal ile Hindistan arası ve Tibet'te Türk nüfusu bulunduğu kaynaklardan anlaşılmaktadır. Ayrıca Horasan civarında da Türklerin yaşadıkları aktarılmaktadır. Eski Arapça kaynaklardaki Horasan terimiyle, Horasan bölgesi, Ceyhun nehrinin batısındaki topraklarla beraber Sistan, Harezm ve Ceyhun'un ötesindeki Taraz'a kadar Maveraünnehr'deki İslâm toprakları kastedilmektedir.

Ceyhun'un ötesindeki topraklara Horasan'ın Haytal bölgesi adı verilir. Emevi ve Abbasiler döneminde Horasan valileri her iki bölgeye de valilik yapmıştır. Makdisî Horasan'ı Ceyhun'un ötesi ve berisi diye iki bölgeye ayırmakta, Ya'kubi de Horasan'ın her iki tarafı da "Türk cephesidir" ifadesiyle Harezm ve Mavareünnehr bölgelerini kastetmektedir.24 Bazı hadis kaynaklarını Türklerin Rumların kuzey ve doğusunda yaşadıkları kaydetmektedir ki, bu iç ve doğu Asya'yı içine alan bir bölgedir.25 Mesela bu bölgede bulunan Faryâb Türklerin yaşadığı şehirlerdendir.26

Türklerin geniş bir coğrafyada ve genellikle göçebe yaşaması bazı Arap coğrafyacılarını şaşırtmış ve 'onların yerinin yurdunun belli olmadığı' tarzında ifadeler kullanılmasına yol açmıştır. Halbuki, Türklerin yerleşik olmadıkları şeklinde kanaat sahibi Arap coğrafyacılarının eserlerinden Türklerin bir kısmının yerleşik hayat sürdürdükleri anlaşılmaktadır.

Türkleri Tanımlayan Şiirler ve Atasözleri

Arapça edebiyat ve tarih kaynaklarında Türkler hakkında şiirlere ve darbı mesellere rastlanmaktadır. Bunlar, Türk-Arap ilişkilerinin çok eskiye dayandığını, Arapların İslâm öncesi dönemde de Türklerden haberdar olduklarını göstermektedir. Diğer taraftan bunlar, Arapların Türkler hakkındaki kanaatlerini oluşturduğu temel malzemeler olması hasebiyle önemlidir.

Türklerle İlgili Şiirler

Arapça kaynaklarda, çeşitli vesilelerle Türkler hakkında söylenmiş pek çok şiire rastlanmaktadır.27 Bunların bir kısmı Türkleri olumlu olarak nitelerken, bir kısmında da onların menfi tarafları öne çıkarılmaktadır. Örneğin Kura'd-dayf gibi bazı şiir kaynaklarında Türklerin yoğun olarak yaşadıkları Hemedan, İsfefhan, Cürcen, Taberistan, Horasan ve civarındaki bölge insanlarının kahramanlıklarını öven, güzelliklerini öne çıkaran şiirlerin yer aldığı geniş bölümler bulunmaktadır.28 Türkler hakkındaki şiirler, sadece edebiyat kaynaklarında değil, dinî ve tarihî kaynaklarda da yer almaktadır. Örneğin biyografi kitabı olan et-Tabakâtu's-Subkî'de Türklerin kahramanlıklarının övüldüğü şiirlere rastlamaktayız.29

A. Türklerin Kahramanlık ve Savaşçılık Yönlerini Anlatan Şiirler

Hicri III-VI. yüzyılları kapsayan dönemde sevilmemesine rağmen, Türklerin kahramanlık ve savaşçılığını ifade eden Arapça şiirler söylenmiştir. Bu şiirlerde, Türklerin savaşlarda Araplar karşısında gösterdikleri kahramanlık dile getirilmekte, güçlü savaşçı olmaları övülmektedir. Türklerin yönetimi altındaki pek çok Arap şairin de övgü dolu şiirler söylediği görülmektedir.


ARKEOGRAFYA websitesi; Arkeoloji, Sanat Tarihi, Tarih, Filoloji, Antropoloji, Paleontoloji, Mitoloji, Müze ve Arkeoteknik ile ilgili konularda yayın yapar.

ARKEOGRAFYA websitesi, Basın Meslek İlkelerine uymaya söz verir.

ARKEOGRAFYA  ©  Her hakkı saklıdır. Yazı ve fotoğraflar kaynak veya bağlantı verilmesi koşuluyla kullanılabilir.