14Aralık2017

MAKALELER TARİH Eski Arapça Kaynaklarda Türkler - Sayfa 5

Eski Arapça Kaynaklarda Türkler - Sayfa 5

FacebookTwitterGoogle bookmarkMyspace bookmarkDel.icio.usDigg
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Makale İçeriği
Eski Arapça Kaynaklarda Türkler
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
Sayfa 6
Sayfa 7
Sayfa 8
Sayfa 9
Sayfa 10
Sayfa 11
Sayfa 12
Sayfa 13
Sayfa 14
Sayfa 15
Sayfa 16
Sayfa 17
Sayfa 18
Sayfa 19
Sayfa 20
Sayfa 21
Sayfa 22
Sayfa 23
Sayfa 24
Sayfa 25
Tüm Sayfalar

Türklere dolaylı işaret eden şiirler genellikle Türklerle savaşa katılanlarla ilgidir. Bu savaşlarda kahramanlık yapanları övmek, korkakları yermek için şiirler inşat edilmiştir. Bazen de bu savaşlarda ölenlerin arkasından mersiyeler söylenmiştir. Bunlardan birine örnek olarak Emevi dönemi şairlerinden Şemerdel b. Şureyk'in iki kardeşinin de Türk bölgelerindeki savaşlarda ölmesi üzerine söylediği mersiye verilebilir. İbn Şureyk Kardeşleri Hakem, Vâil ve Kudâme ile birlikte Veki' b. Seved komutasında Horasan'a fetih için girmiştir. Vâil Türk, Kudâme İran, Hakem'de Sicistan bölgesine gitmiştir. Kudame ve Vâil'in öldükleri haberi gelince bu mersiyeyi yazmıştır. Burada, kardeşlerinin daha önce Türklerden başka kaimlerle karşılaştığını, ancak kahramanlığıyla onları şaşırttığını, ancak bu defa hayatın acısını tattırdığını, gözyaşlarının üzüntüsünü geçecek kadar çok hızlı aktığını, teselli olmasaydı bir an bile yaşayamayacağını anlatır.39

D. Türk Şehirleri İçin Yazılmış Şiirler

Kimi Arap şairleri sevgililerine şiir yazarken, niteliklerini bildikleri Türk şehirleriyle kıyaslamaktadır. Türk bölgelerindeki bazı şehirlere atıf yapılan şiirde o şehrin niteliğine göre şiir söylenmektedir. Örneğin şair Handah b. Handah şiirinde Sûl şehrinin uzun gecelerine benzetme yapılarak uzun gecelerin bir türlü bitmediğine dikkat çekmektedir.40

Atasözleri ve Vecizeler

Türkler hakkındaki atasözlerinin sayısı fazla değildir. Bunlar Memcâu'l-emsâl'da ve bazı edebiyat kitaplarında kayıtlıdır. Ayrıca bunların birkaçı da Câhız'ın Fadâilu'l-Etrak'ında bulunmaktadır. Bunlar tam anlamıyla atasözü kabul edilmese de, atasözü ya da vecize yerine kullanılan sözlerdir. Eski Arapça kaynaklarda Türklerle ilgili olarak kaydedilen diğer bilgiler darbı mesel/atasözleri başlığı altında toplanmaktadır. Bunlarda Türklerin güçlü, kahraman ve şiddet yanlısı bir toplum olduğu anlayışı hakimdir. Bu sözleri konularına göre a- çok zor ve şiddetli düşmanlığa işaret edenler,41 b-önemli bir iş yapanlar için söylenenler, c- Türkleri rahat bırakın anlamındaki ifadeler, d- gurur ve kibir anlamında kullanılan sözler e- vecizeler diye kısımlara ayırmak mümkündür.

A-Arapça kaynaklarda Türklerin sertliğine işaret eden, menfi anlamlı söz ve vecizeler bulunmaktadır. Bunlardan biri Hz Osman'ın Medine'de kuşatma altında iken, Abdullah b. Abbas'ın Mekke halkına yaptığı konuşma ile ilgili kullanılan bir ifadedir. Abdullah b. Abbas'ın konuşmasından duygulanan halkın "Türkler ve Deylemler bunu duysalardı mutlaka muslüman olurlardı"42 şeklindeki ifadesi atasözü haline gelmiş ve sert ve acımasız insanları belirtmek için kullanılmıştır. Araplar düşmanlıkları zor olanlar için kullandıkları darb-ı meselde "onlar mutlaka Türkler ve Deylemler'dir" demektedirler.43 Diğer yandan Câhız konuyla ilgili şu rivayeti aktarmaktadır: "Âliye bölgesinden bir adam, 'Ömer b. el Hattab, Ebu Zubeyd et-Tâi'yi aslanı tanımlamaktan men etmiştir. Zira bu, kalbin korkudan titreyişini ve helecanını artırır, cesur kimsenin kabini kırar. Halbuki Ömer'in kendisi, Türkleri Ebû Zubeyd'in aslanı tanımlamasından daha dehşetli tavsif etmiştir.' dedi"44 Önemli Hadis şerhlerinden Feyzu'l-Kadir'de Türklerin çok sert, acımasız ve vahşi olduklarına ilişkin "Türklerden uzaklaş! Zira seni severlerse yerler, kızarlarsa öldürürler"45 şeklinde gerçekten şaşırtıcı bir ifade yer almaktadır. İbn Hacer Türklerle yapılan savaşlar sonucu Horasan bölgesinde yaşayanları kastederek "haberin doğruluğu ortaya çıkmıştır" demiştir.46

B-Araplar önemli bir iş yapan kişileri ifade etmek üzere "Hakanın başını mı ele geçirdin?" ve "Sanki Hakanın başını getirdi" ifadelerini atasözü olarak kullanmaktadırlar.47 Bu sözde geçen "Hakan" Türk hükümdarlara verilen bir lakaptır. Türkleri yenmek hele hükümdarlarının başını getirmek neredeyse yapılamayacak kadar zor bir iştir. Zira Türkler güçlü ve kolay kolay yenilmeyen insanlardır. Onları yenerek Hakan'ın başını getiren büyük bir iş yapmış, imkansızı başarmıştır.


ARKEOGRAFYA websitesi; Arkeoloji, Sanat Tarihi, Tarih, Filoloji, Antropoloji, Paleontoloji, Mitoloji, Müze ve Arkeoteknik ile ilgili konularda yayın yapar.

ARKEOGRAFYA websitesi, Basın Meslek İlkelerine uymaya söz verir.

ARKEOGRAFYA  ©  Her hakkı saklıdır. Yazı ve fotoğraflar kaynak veya bağlantı verilmesi koşuluyla kullanılabilir.