25Nisan2018

MAKALELER TARİH İSKİT, SARMAT VE AVRUPA HUNLARINDA “SAVAŞ VE TAKTİK” - Sayfa 3

İSKİT, SARMAT VE AVRUPA HUNLARINDA “SAVAŞ VE TAKTİK” - Sayfa 3

FacebookTwitterGoogle bookmarkMyspace bookmarkDel.icio.usDigg
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Makale İçeriği
İSKİT, SARMAT VE AVRUPA HUNLARINDA “SAVAŞ VE TAKTİK”
Sayfa 2
Sayfa 3
Tüm Sayfalar
hatta içlerinden en yiğit olanının kalkanı ve zırhı okla delindi ve adam attan yuvarlandı. Bunun üzerine İskitler biraz geri çekildiler. İskender Ordunu başına geçip boru sesleri arasında nehri geçti. Okçularla sapancıların nehri önden geçmesi ve süvariler ve piyade karşı kıyıya çıkıncaya kadar ok ve taşlarla orduyu koruması gerekmekteydi. Fakat İskender ilk önce bir hipparkhia (yaklaşık 500 kişilik birlik) ile dört sarissa birliğini İskitlere karşı sürdü. İskitler bunlara karşı koydular. Etraflarında, bir daire oluşturup at koşturarak bu birliği kuvvetli bir ok yağmuruna tutular. Sonra kolayca geri çekildiler. İskender okçuları ve öteki hafif silahlıları atlılarla karışık olarak İskitlere karşı ilerletti. İskitlere yaklaşınca hassa askerlerinden üç hipparkhia ile bütün atlı ciritçilerin saldırması emrini verdi. Bundan sonra İskitler önceden yaptığı gibi onları çevirip etrafında halka oluşturmak için açılamadı. Çünkü bazen atlılar bazen de atlıların arasına yerleşmiş olan hafif yayalar onları sıkıştırıyor, güvenli bir biçimde dönüş yapmalarına engel oluyordu. İskitler kaçmaya başladılar içlerinden bin kadarı ve komutanları Satrakes öldü. Fakat hava çok sıcak kaçan İskitlerde çok hızlı olduğu için İskender’in çektiği sıkıntı çok daha büyük oldu. Bütün ordusu susuzluk çekti. Bundan sonra İskender o tarafta bulunan bir sudan geçerken su pis olduğu için ishale yakalandı. Bu sebeplerden İskitleri takip edemedi. İskender bu ülkede ağır silahlı büyük ordularla iş görülemeyeceğini ancak çete harbi yapmakla başarıya ulaşılabileceğini takdir ederek ordu teşkilatında büyük değişiklikler yapmıştı, süvari olaylarını daha küçük birliklere ayırmıştı. Düşman süvarilerini örnek alarak ok ve kargı atan süvari kıtaları meydana getirmişti. Ancak örnek aldığı İskit ordusu üzerinde tam bir zafer elde edemediği görülüyor. Bundan sonra İskitler İskender’le ittifak yaparak onun Hindistan seferine katıldılar.

Demosthenes MÖ. 328 yılında “İskitlerin Bospor kralı Poerisades I ile savaştığını” söylemektedir. Bu savaşın oluşumu ve gelişimiyle ilgili elimizde hiç bilgi bulunmamaktadır. Ancak Demosthenes bu savaşın Bospor Krallığının ekonomik durumunda kötüleşmeye neden olduğunu eklemektedir. Şüphesiz bu ifade Bospor krallığının savaş harcamalarına işaret etmekten ziyade Bospor tüccarlarının İskitya’dan sağaldığı tahıl kaynağının kesildiği şeklinde yorumlanabilir.

Diodorus Siculus, Bospor kralı Paerisades I’in ölümünden sonra oğulları Eumelus,Satyrus ve Prytanes arasındaki taht kavgası sebebiyle çıkan savaşta İskitlerin yer aldığından bahsetmektedir. Bu savaş MÖ. 310- 309’da gerçekleşmiştir. Diodorus bu savaşı şöyle anlatmaktadır; “Parisades I ölünce oğulları arasında en yaşlısı Satyrus olduğu için otuz sekiz yıl krallık yapan babasından tahtı devraldı. Ancak Eumelus o civarda yaşayan barbarların bazısıyla bir dostluk antlaşması yaptıktan sonra ve güçlü bir ordu topladıktan sonra krallığa karşı bir isyan başlattı. Bunu öğrenen Satyrus, güçlü bir orduyla ona karşı yola çıktı. Thates ırmağını geçince ve düşmanın yanına kadar gelince ordugahının etrafını erzaklarını taşıdığı arabalarla çevirdi ve “İskitlerin tarzı” olduğu üzere falanksın ortasında kendi yerini alarak ordusunu savaş düzenine soktu. Kaydedilmiş ordusu iki bin Grek paralı askerinden ve eşit sayıdaki Trakyalıdan daha fazla değildi, ancak geri kalanların hepsi 20 bin piyade ve 10 bin atlıdan daha az olmayan İskit yardımcı kuvvetleriydi. Ancak Sirak kralı Ariphaines de 20 bin atlı ve 22 bin piyade ile Eumelus’un yardımcı kuvvetleriydi.

Zorlu bir savaş oldu. Satyrus etrafını saran süvari birliğiyle kendini hattın ortasına yerleştirmiş olan Aripharnes’e karşı hücum etti. Her iki taraftan pek çok kişi öldükten sonra, en sonunda Satyrus geriye dönmeye mecbur kaldı ve barbarların kralına yolunu çevirdi. İlk önce yakaladığı düşmanı öldürerek baskı yaptı fakat kısa bir süre sonra kardeşi Eumelus’un sağ kanattaki üst kolu ele geçirdiğini ve kendi paralı askerlerinin kaçmaya başladığını öğrenince takibi bıraktı. Bunların yardımına giderek ve ikinci kez zafer kazanarak bütün orduyu düşmanın üzerine çevirdi böylece atalarının tahtına çıkması herkesçe kabul gördü.” Bu savaş, İskit atlılarının yüksek değerinin altını çizmektedir. Bu başarı savaşçıların kişisel yetenekleri yanında liderlerin tartışılmaz otoritesi ve katı bir disiplin sayesinde elde edildi. İskit süvarileri düşman hatlarını kırdıktan sonra uyum içinde hareket etmeyi sürdürdü. Savaşın şiddetli yerinde yeniden gruplandılar ve aynı gün içinde bir başka doğrultuda ki ikinci düşman hattına ikinci bir hücum yapmayı başardılar. Eskiçağda çok az ordu böyle bir manevrayı yapabilirdi.

MÖ. 3.yy’ın başlarında Sarmatlar Don nehrinin doğu kıyılarına yaklaşmışlar ve aynı yüzyılın sonlarına doğru Don nehrinin batı kıyısına geçmeye muvaffak olmuşlardır. Keltler ve Traklar’da batıdan harekete geçince Tuna ve Don arasındaki İskit krallığı sona ermiştir. Bundan sonra İskit ülkesi Kırımda Tauridia’ya ve Aşağı Dinyeper ile Aşağı Bug’e kadar uzanan yamaç ve bozkırları kapsıyordu. 235 MÖ. 2.yy’da İskit kralı Skilurus Neopolis’i kendilerine başkent yapmıştır. MÖ. 1.yy’da Pontus kralı Mithridates’in Roma ile mücadelesi dolayısıyla Roma yazarları Appianus ve Justinus Kuzey Karadeniz’deki olaylarla ilgili bilgiler vermektedir. Justinus’a 236 göre Mitridates İskitlere boyun eğdirdi. Justin şöyle söylüyor; “Mitridates Roma’yla savaşa başlamak üzereyken Cimbriler’e Gallogrekler’e, Sarmatlar’a ve Bastarnalar’a elçi göndererek yardım talep etti. Ayrıca İskitlere de bir elçi göndererek bir ordu oluşturmalarını istedi.” Appianus İskitlerden “Mitridates’in müttefikleri” olarak bahseder. Ancak Roma’nın da İskitlerle ittifak yapmak istediğini gören Mitridates, “İskit kralı Scylurus’un gönlünü almak için kızlarından ikisini ona gelin olarak göndermişti. Fakat kızlar gönderildikleri yere ulaşamadan Roma’lılar tarafından esir alınmıştı.” Bundan sonra İskitlerin Mitridates’e yaptıkları yardım fasılalı ve ehemmiyetsizdi. Çünkü Sarmatlar Avrasya steplerini geçmek için onları mütemadiyen batıya doğru itiyorlardı. Bununla beraber M.S.2 yüzyıla kadar etkin bir şekilde olmasa bile yaşantılarını devam ettirmişlerdir, fakat söz konusu asırda Güney Avrupa’ ya doğru ilerleyen müteakip bir kavim dalgası olan Gotlar tarafından ortadan kaldırılmışlardır. Bin yılı aşkın bir süre tarih sahnesinde kalan İskitler hiç şüphe yok ki egemen oldukları topraklar getirmişlerdi.

GREK VE LATİN KAYNAKLARINA GÖRE İSKİT, SARMAT VE AVRUPA HUNLARINDA ASKERİ KÜLTÜR (M.Ö.V.YY –M.S.VI. YY ),

YÜKSEK LİSANS TEZİ, S. 47 – 58

RUKİYE ÖZTÜRK



ARKEOGRAFYA websitesi; Arkeoloji, Sanat Tarihi, Tarih, Filoloji, Antropoloji, Paleontoloji, Mitoloji, Müze ve Arkeoteknik ile ilgili konularda yayın yapar.

ARKEOGRAFYA websitesi, Basın Meslek İlkelerine uymaya söz verir.

ARKEOGRAFYA  ©  Her hakkı saklıdır. Yazı ve fotoğraflar kaynak veya bağlantı verilmesi koşuluyla kullanılabilir.