24Kasım2017

MAKALELER TARİH Aztek Uygarlığı (1430-1520)

Aztek Uygarlığı (1430-1520)

FacebookTwitterGoogle bookmarkMyspace bookmarkDel.icio.usDigg
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 12
ZayıfEn iyi 

Bu yazıda Aztekler ile ilgili çarpıcı ve ilginç bilgileri bulacak, onların şaşırtıcı adetlerinden etkileneceksiniz.

Aztekler, 15 ve 16. yüzyıl başlarında, bugünkü Meksika’nın orta ve güney kesimlerinde yaşamışlardır. Dillerine  “Nabuva” dili deniyordu.

Aztek adı, atalarının ana yurdu olan Kuzey Meksika’daki Aztan’dan (Beyaz Ülke demek) gelmekteydi.

Aztekler, hükümdarlarına bir tanrı gibi muamele ederlerdi. Sadece rahipler ve soylular hükümdarla konuşabilirdi. Bir hükümdar kentin içinden geçtiği zaman sıradan insanlar başlarını kaldırmaz ve yere bakarlardı.

Sıradan Aztekler, sap ya da sazdan dam örtüsü ile kaplı kulübelerde yaşarlardı. En çok yedikleri yiyecek, içlerini baharatlı fasulye ve sebzelerle doldurdukları mısırlı gözlemelerdi.

Azteklerin geyik derisi ya da sabırotu liflerinden yapılmış kâğıtlara yazılmış kutsal metinleri ve çeşitli elişleri vardı. Bu kutsal nesneler tapınaklarda muhafaza edilirdi. Aztek yazıcıları, “ideogram, resimyazı ve fonetik” imgelerin karışımı bir teknik kullanarak yazılarını yazarlardı. Yazıcılar genellikle “dinsel törenler, kehanetler, tanrılar ve evren” konularında yazı yazmışlardı.  Hernan Cortas tarafından ülkenin fethedilmesinden sonra bu metinlerin çoğu yok edildi. Azteklerden sadece  “Codex Borbonicus, Codex Borgtav, Codex Fejervary-Mayer ve Codex Cospuno” gibi eserler günümüze kadar gelebildi.

Aztek Takvimi, Orta Amerika’nın büyük bölümünde kullanılmıştı.  Bu takvim, 365 günlük (20 gün-18 ay ve 5 uğursuz gün) güneş yılı ile 260 günlük (20 gün-13 devre) bir dinsel yıldan oluşuyordu

Aztek rahiplerinin toplumda özel bir yeri vardı. Tüm dini törenler ve dini kurban etmeler bu rahipler tarafından organize edilirdi. İnsanları kurban etmek için uçları kalkedon, çakmaktaşı ve obsidyen gibi çok keskin taşlardan yapılmış bıçaklar kullanılırdı.

Aztekler, Maya uygarlığının “evrenin bir dizi yaradılışın sonuncusu olduğu ve 13 gök katı ile 9 yer altı katı arasında bulunduğu” inancını benimsemişlerdi.

Azteklerin başlıca tanrıları, savaş ve güneş tanrısı olan “Huitzilopochtli”, yağmur tanrısı olan  “Tlaloc”  ve yarı tanrı-yarı kahraman “Quetzalcoatl” idi.

Azteklerde “kan akıtma töreni” çok yaygındı. Aztekler savaş sırasında düşmanlarını öldürmeyip esir alırlardı. Bunun sebebi ise, onları tanrıları için kurban etmek istemeleriydi.

Esirleri tanrılarına kurban etmek için Azteklerin değişik yöntemleri vardı. En çok bilinen tören de "kana bulama" idi. Bu törende kurban edilecek kişi, bir platform üzerinde iple bağlanır, eline, kendisini savunması için bir topuz ya da mızrak verilirdi. Daha sonra dört Aztek savaşçısı, ellerinde bıçaklarla kurbana saldırırlar ve kurbanı bu bıçaklarla yaralamaya çalışırlardı. Kurbanı öldürmemeye özen gösterirlerdi. Bunun sebebi, kurbanın vücuduna aldığı yüzlerce bıçak darbesi sonucu kan kaybından ölmesini sağlamaktı. Zavallı kurban, vücudunda derman kalmayıp düşene kadar kendisini savunmaya çalışır ve sonra da acı çekerek, kanlar içinde can verirdi.

Bu törenden sonra ölünün başı vücudunda ayrılır ve kesik baş tapınağa götürülürdü. Ölünün bedenini, onu esir eden savaşçı alırdı. Bu savaşçı, esirin önce derisini yüzer, daha sonra vücudundan arta kalanları belki bir ay boyunca ailesi ile birlikte yerdi. Hatta aynı zamanda kurbanın yasını da tutardı. Ayrıca esirin yüzülmüş olan derisini bir yıl boyunca sırtına giyerdi. Azteklerin bir seferde 80.000 savaş esirini, değişik yöntemlerle kurban ettikleri söylenmekte.

Bu şaşırtıcı Aztek uygarlığına, 16. yüzyılda bölgeyi istilaya gelen İspanyollar son verdiler. Azteklerin insan kurban etme konusunda çok hırslı ve doymak bilmez bir yaklaşımları vardı. Bundan dolayı Azteklere komşu olan halklar, 1520’de karaya çıkan İspanyollara yardım ettiler. Azteklerin son hükümdarı II. Montezuma’nın, Hernan Cortas tarafından tutsak alınması ve daha sonra da hapiste ölmesi sonucu Aztekler, üstün silahlarla donanmış Avrupalılarca hızla yok edildi.

 

Kaynak: The Kingfisher History Encyclopedia

ARKEOGRAFYA websitesi; Arkeoloji, Sanat Tarihi, Tarih, Filoloji, Antropoloji, Paleontoloji, Mitoloji, Müze ve Arkeoteknik ile ilgili konularda yayın yapar.

ARKEOGRAFYA websitesi, Basın Meslek İlkelerine uymaya söz verir.

ARKEOGRAFYA  ©  Her hakkı saklıdır. Yazı ve fotoğraflar kaynak veya bağlantı verilmesi koşuluyla kullanılabilir.