MAKALELER TARİH Anadolu Kaplanı Mithridates - Sayfa 15

Anadolu Kaplanı Mithridates - Sayfa 15

FacebookTwitterGoogle bookmarkMyspace bookmarkDel.icio.usDigg
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 11
ZayıfEn iyi 
Makale İçeriği
Anadolu Kaplanı Mithridates
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
Sayfa 6
Sayfa 7
Sayfa 8
Sayfa 9
Sayfa 10
Sayfa 11
Sayfa 12
Sayfa 13
Sayfa 14
Sayfa 15
Sayfa 16
Sayfa 17
Tüm Sayfalar
Tigran’ın krallığını boydan boya geçerek istila eden Pompeius da bu sırada kışı Kyrus boylarında geçirmektedir. Aniden 40 bin Albani kışın ortasında Romalılara saldırır, ama Pompeius onları geri püskürtür. MÖ 65 yılının ilkbaharında İberya’ya giden geçitleri işgale başlayan Romalılar, İber kralı Artakes’i geriye doğru çekilmeye zorlarlar. İberleri de ekarte eden Pompeius, vakit geçirmeden Mithridates üzerine yürür. Phasis nehri boyunca ilerleyerek, limanda demir atıp Mithridates’in buradan kaçmaması için gözcülük yapan Servilius komutasındaki Roma filosu ile buluşur. Bilinmeyen ülkeler, vahşi halklar ve sarp dağlara doğru kaçtığını öğrendiği Mithridates kadar çılgın olmadığını gösteren Romalı komutan Pompeius onu takipten vazgeçer. Mithridates’i elinden kaçırdığına kanaat getirerek, filoyu bekçilik göreviyle orada bırakıp, geldiği istikametten geri döner. Bu arada yolu üstündeki müstahkem kalelere de baskın yapıp yerle bir etmeyi ihmal etmez. Mithridates’in hasta kızı Dripetina’nın bulunduğu Sinara da bundan nasibini alır. Hadım Menofilos, Romalılara karşı koyamayacağını anlayınca, önce prensesi, sonra kendisini öldürür. Romalılar, buradan sonra Mithridates’in karısı Stratonike’nin bulunduğu Symforion kalesine varırlar. Stratonike, kendisi ve oğlu Ksifares için güvence aldıktan sonra kale kapılarını açarak Romalıların tahribine bırakır.

Dioskurias’ta kışı geçirdikten sonra yaşlı kurt Mithridates, sarp dağlar ve vahşi kabilelerle dolu olan Kafkaslardan aşıp Bosfor’a ulaşmak için bir avuç askerle yıkılmaz bir azimle yola koyulur. Kafile, Suenler ve Kerketleri geçtikten sonra Henisklerin yurduna varır. Oradan, Zygeslerin arazisi sarp ve geçilmez olduğundan, buldukları kayıklarla deniz yolunu kullanıp, Akhaiaların diyarına gelen Mithridates ve askerleri, bazı barbar kabilelerle çatışmalardan sonra Bosfor’a yakın olan Sindika ovasına ulaşırlar. Mithridates vakit kaybetmeden Azak denizinin doğu tarafındaki eski vasalları olan Meotidlerin kabile şefleri ile anlaşmalar yapar. Ordusu bu kabilelerden katılımlarla büyüyen Mithridates, Bosfor halkından da destek görmeye başlar. Bunun üzerine asi oğlu Makhares, babasından af diler. Mithridates onun af talebini kabul etmediği gibi, oğlunun başını getirene ödül vaat eder. Bosfor’un Asya kıyısındaki Fanagoria’da bulunan Makhares, gelişmeler üzerine, takibi önlemek için donanmayı da yakarak karşı kıyıdaki Panticapaeum’e kaçar. Bir süre sonra bir filo toparlayan Mithridates, Panticapaeum sularında görününce, oğlu Makhares korkudan kılıcını kalbine saplayarak intihar eder ve başkent de kapılarını babasına açar.

Saraya yerleşen Mithridates kendisine ihanet edenlerin cezasını verir ama halka dokunmaz. Otoritesi birkaç hafta sonra on yıl önceki gibi sağlamlaşmıştır. Mithridates, Romalılardan intikam almak ve kaybettiği krallığını geri kazanmak üzere hemen hazırlıklara girişir.

Bu sırada Pompeius, Amasis’teki Mithridates’in sarayına yerleşmiş ve Pontus krallığını bol keseden müttefiklerine dağıtmaya başlamıştır. Eski Paflagonya kralı Pilemen soyundan olan Attalos’a iç Paflagonya’yı, Galatların Tolistoboi boyunun tetrarkı Dejotaros’a Gazelonitid’in yarısı, Khalibler ve Tibarenler ile Fırat-Kelkit arasındaki toprakları, Trokme boyunun tetrarkı Brojitaros’a Mithridation kalesini, Arkhelaos’un oğluna Komana rahipliği ile geniş arazisini ve Aristokras’a da Kolkhis’i bağışlar. Krallığın geri kalan kısmını on bir siteye ayırıp Bitinya-Pontus eyaletinin denetimine bırakır. Bunlar, Amnias üzerinde kurulan Pompeiopolis, Halys ile İrys arasında bulunan Neapolis (eski Fazemon), Amasis, Zela, Megalopolis, Kolupen ve Kamisen, Lykos’ta kurulan Nikopolis, Diopolis (eski Kabira) ve Magnopolis (eski Eupatoria) ve sahil siteleri Amisos, Sinop ve Amastris’tir. Böylece Roma, on yılda ikinci defa Mithridates hayatta iken krallığını parçalayıp dağıtmış olmaktadır. Bosfor’daki Mithridates ise Karadeniz ile ayrılan eski krallığının parçalanıp dağıtılmasını hüzün ve öfke içinde izlemekte, ama elinden bir şey gelmemektedir.

Aslında elinden gelen son bir yolu da denemek ister. MÖ 64 yılında gururundan fedakarlık yaparak, Roma’ya tabi ve onun vasalı olarak krallığının kendisine iadesini talep ederek barış teklifinde bulunur. Ancak Pompeius, bağımsızlık karakteri bulunan ve aynı zamanda cüretli ve haris olan Mithridates’e hem güvenemediğinden, hem de ondan çekindiğinden, öncelikle kayıtsız şartsız teslim olması gerektiğini bildirir. Oğullarından birini dahi rehine olarak göndermeyi kabul eden krala olumsuz cevap verilince müzakere kesilir. Zaten Pompeius, ister müzakereyle, ister savaşla Panticapaeum’e gidip yaşlı kralı Sinop’a getirmekten çekinmektedir. Senatonun bu konuda baskı yapmasına karşın yeni bir savaşa atılmak istemez.


ARKEOGRAFYA websitesi; Arkeoloji, Sanat Tarihi, Tarih, Filoloji, Antropoloji, Paleontoloji, Mitoloji, Müze ve Arkeoteknik ile ilgili konularda yayın yapar.

ARKEOGRAFYA websitesi, Basın Meslek İlkelerine uymaya söz verir.

ARKEOGRAFYA  ©  Her hakkı saklıdır. Yazı ve fotoğraflar kaynak veya bağlantı verilmesi koşuluyla kullanılabilir.