MAKALELER TARİH Anadolu Kaplanı Mithridates - Sayfa 17

Anadolu Kaplanı Mithridates - Sayfa 17

FacebookTwitterGoogle bookmarkMyspace bookmarkDel.icio.usDigg
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 11
ZayıfEn iyi 
Makale İçeriği
Anadolu Kaplanı Mithridates
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
Sayfa 6
Sayfa 7
Sayfa 8
Sayfa 9
Sayfa 10
Sayfa 11
Sayfa 12
Sayfa 13
Sayfa 14
Sayfa 15
Sayfa 16
Sayfa 17
Tüm Sayfalar

Mithridates, bir tepe üzerindeki sarayından başkentinin asiler tarafından nasıl mukavemet gösterilmeden işgal edildiğini seyreder. Alkışlandığı kulaklarına gelen Farnakes’in taç yerine bir papirüs şeridinin başına çevrildiğini izler. Sarayından ihtilalin son safhalarını kahrolarak görür ve her şeyden ümidini keser. Son bir çare olarak, oğluna, serbestçe çekip gitmesine izin vermesi için haberciler gönderir. Ama gidenler bir daha geri dönmezler. Kendisinin tutuklanarak ezeli can düşmanı olan Romalılara teslim edileceği aklına gelir. Bundan kurtulmanın ancak ölümde olduğunu anlar. Kendisine sadık kalmış çevresindeki birkaç adamı ile muhafızlarına teşekkür ederek, onları yanından uzaklaştırıp yalnız kalır. Sonra daima yanında taşıdığı bezekli kamasının kabzasını açar. İçinden keskin bir zehir çıkarır. Bu sırada babalarının yanına koşan iki kızı Mithridatis ile Nisa, hazırladığı zehir kupasını görürler. Babalarını vazgeçiremeyen iki kız birlikte ölmek için yalvarır. Talihsiz kızlar ilk yudumda düşüp ölürler. Ama yaşlı kaplan, zehir kupasını sonuna kadar içtiği halde dimdik ayakta kalır. Bu arada dışarıdaki gürültü hızla yaklaşmaktadır. Kral, ölmek için acele eder, eli kılıcına yeltenir. Uyuşmuş kolu hareket edemeyince gözü, hala yanından ayrılmamış olan sadık muhafızı Galyalı Biduit’e kayar. Ondan kendisini öldürmesini rica eder. Sadık Galyalı muhafız, kralın emrini istemeyerek de olsa, kılıcını çekip acıyla yerine getirir. Yaşlı kral kanlar içinde yere yuvarlanırken, oğlu Farnakes isyancılarla birlikte salona girer. Kralın titreyen dev vücudu kılıç ve mızrak darbeleriyle delik deşik edilir. Roma’nın ezeli can düşmanı olan Anadolu kaplanı Mithridates’in macera içinde geçmiş hayatı, öz evladının ihanetiyle 69 yaşında son bulmuştur.

Pompeius’a haber, o sırada Yehuda’daki Eriha surları önünde ulaşır. Mızrakları ucuna zafer sembolü defne dalı takılmış halde toz duman arasında gelen ulakların etrafına askerler toplaşırlar. Ulakların getirdiği mektubu Pompeius onlara yüksek sesle okur. Mithridates’in ölümünü ve yerine oğlu Farnakes’in geçerek kayıtsız şartsız Roma’ya bağlılığını bildirmesi, askerleri sevince boğar. Törenler yapılır. Pompeius, Roma’ya da savaşın bittiği haberini gönderir. Orada da aynı sevinç gösterileri olur. Konsül Tullius Cicero’nun teklifi üzerine on günlük dua törenleri düzenlenir.

Mithridates’in ölümüyle Roma ezeli düşmanından kurtulduğu gibi, İtalya’nın istila edilmesi tehlikesi ortadan kalkmış ve Fırat’a dayanan doğu sınırı yüzyıllarca güvende kalmıştır. Amisos’a döndüğü zaman Pompeius, kendisini bekleyen Farnakes’in elçilerini kabul eder. Mithridates’in ve hanedanın bazı üyelerinin tahnit edilmiş cesetlerinden başka, Pompeius’un Roma’daki zafer alayını süslemek üzere kralın hayattaki çocukları, nedimleri, subayları, diğer hediyelerle birlikte ona sunulur. Mithridates’in ve yakınlarının cesetleri Sinop’taki krallık nekropolüne gömülür. Kırk yıldan fazla Anadolu’nun bağımsızlığı için savaşan büyük kahraman, yatırıldığı mezarda ilk defa dinlenir.

Kaynak: Ord. Prof. Şemseddin Günaltay, Romalılar Zamanında Kapadokya, Pont ve Artaksiad Kırallıkları, TTK, Ankara, 1987.



ARKEOGRAFYA websitesi; Arkeoloji, Sanat Tarihi, Tarih, Filoloji, Antropoloji, Paleontoloji, Mitoloji, Müze ve Arkeoteknik ile ilgili konularda yayın yapar.

ARKEOGRAFYA websitesi, Basın Meslek İlkelerine uymaya söz verir.

ARKEOGRAFYA  ©  Her hakkı saklıdır. Yazı ve fotoğraflar kaynak veya bağlantı verilmesi koşuluyla kullanılabilir.