24Nisan2018

MAKALELER TARİH Anadolu Kaplanı Mithridates - Sayfa 5

Anadolu Kaplanı Mithridates - Sayfa 5

FacebookTwitterGoogle bookmarkMyspace bookmarkDel.icio.usDigg
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 11
ZayıfEn iyi 
Makale İçeriği
Anadolu Kaplanı Mithridates
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
Sayfa 6
Sayfa 7
Sayfa 8
Sayfa 9
Sayfa 10
Sayfa 11
Sayfa 12
Sayfa 13
Sayfa 14
Sayfa 15
Sayfa 16
Sayfa 17
Tüm Sayfalar

Roma’nın kararı, her üç ülkenin de hür birer cumhuriyet olması yönündedir. Paflagonyalılar bu kararı sevinçle karşılarken, Kapadokyalılar cumhuriyet idaresini tehlikeli bulmaktadırlar. Roma’ya bir heyet gönderen Kapadokyalılar, başlarına bir kral getirilmesine izin verilmesini isterler. Roma tarafından bu talep hayretle karşılanmakla beraber kabul edilir. Eski Pers asilzadelerinden Ariobarzanes, Filoromeus unvanıyla MÖ 95 yılında Kapadokya krallığına geçer. Yeni kral gerçekten de unvanı gibi ömrü boyunca hep Roma’ya dost kalır.

Hırslı ve azimli Mithridates, krallığını güneye doğru genişletmek için elbette yılmayacaktır. Gordios önderliğindeki kendi taraftarlarını destekleyerek, Kapadokya’yı ele geçirme planları yapar. Bu amacını gerçekleştirmek için doğuda yeni yeni yıldızı parlayan Ermeni Kralı Tigranes’ten medet umar. Gordios’u Tigranes ile antlaşma yapmaya gönderir. Antlaşmanın gerçekleşmesini müteakip Mitridates, küçük kızı Kleopatra’yı yaş farkına rağmen, kendisiyle aynı yaştaki Tigranes’e verir.

Yapılan antlaşma gereğince, Tigranes’in orduları MÖ 93 yılında Kapadokya’ya girer. Karşı koymayı düşünmeyen Kapadokya Kralı Ariobarzanes, hazinelerini yüklenip Roma’nın yolunu tutar. Gordios, tekrar naip olarak Kapadokya krallığının başına geçer.

Ancak Ariobarzanes’in yanında götürdüğü hazineyi Senatoda bol keseden dağıtması Roma’nın çabuk harekete geçmesine neden olur. Ariobarzanes’i tahta oturtma görevi, general Cornelius Sulla’ya verilir. Sulla, Kilikya’dan Torosları aşarak Kapadokya’ya girer. Gordios’un ve ardından Tigranes’in ordularını yendikten sonra Fırat’a kadar dayanır. Roma ordusunun ilk defa Fırat’ta görülmesi, Part Büyük Kralı Mithridates Soter’i telaşta bırakır. O Orobaz’ı elçi olarak Sulla’ya gönderir. Sulla, kendisi yüksek bir tahtta otururken, elçi Orobaz ve Kapadokya krallığına yeniden oturttuğu Ariobarzanes’i alçak tahtlarda oturtarak kabul eder. Böylece Roma’nın üstünlüğünü göstermiş olmaktadır. Part büyük kralı, kendisini iyi temsil edemeyen elçisinin boynunu vurdursa bile Roma ile Partların bu ilk karşılaşmasında sınır olarak Fırat nehrini kabul etmek zorunda kalır.

Pontus Kralı Mithridates, Kapadokya’da umduğunu bulamayınca, Karadeniz’in kuzey kıyılarındaki Sarmatlar ve Bastarnlar üzerine yürür ve burada parlak zaferler kazanır.

Bu arada MÖ 91 yılından itibaren İtalya’da başlayan iç karışıklıklar ve savaş, Anadolu’daki Roma kuvvetlerinin çekilmesine ve gücünün sarsılmasına neden olur. Bu fırsatı kaçırmak istemeyen Mithridates, Tigranes ile yeni bir anlaşma yaparak Kapadokya’yı ele geçirip, oğlunu yeniden Kapadokya krallığına getirir. Ayrıca Bitinya prensi olan Sokrates’e de yardım ederek, Bitinya tahtını, kardeşi Nikomedes’ten almasını sağlar. Aynı kaderi paylaşan Ariobarzanes ve Nikomedes MÖ 90 yılında soluğu Roma’da alırlar. Yine Roma’dan diledikleri destek karşılıksız kalmaz. Manius Aquilius başkanlığında bir heyet Anadolu’ya gelir. Bu heyet, daha önce yapılan anlaşma hükümleri gereğince ve tarafını belirlemek amacıyla Mithridates’ten de asker ister. Bunun üzerine Mithridates, ne asker vermeyerek Roma’yı karşısına alır, ne de ona asker vererek yanında olur. Romalının geliş nedenini ortadan kaldırmak için oğlunu Kapadokya’dan çağırtıp, Bitinya’da da Sokrates’i öldürtür. Böylece Roma için savaşacak neden kalmaz. Ariobarzanes ve Nikomedes de bir yıl geçmeden tahtlarına tekrar kavuşurlar.

Akabinde, MÖ 89 yılında Bitinya Kralı Nikomedes, Romalı komutanın yönlendirmesi ile ve ganimet elde etmek için Pontus krallığına karşı savaş açar. Donanması Karadeniz’in liman şehirlerini basarken, kendisi de ordunun başında Amastris’e kadar ilerleyip, birçok köy ve şehri yağma edip ganimetlerle geri döner. Böylece bunlarla Romalılara olan borçlarını öder. Mithridates bu tecavüze karşı, oğlu Ariarathes idaresinde bir orduyla daha kolay lokma olan Kapadokya’yı fetheder. Kapadokya Kralı Ariobarzanes adeti olduğu veçhile kaçarak kurtulur.

Bu arada Mithridates, Romalı general Aquilius’un karargahına bir elçi göndererek, daha önce yapılan antlaşma çerçevesinde Bitinya kralını yola getirmeye davet edip, eğer bunda kendisine yardımcı olunduğu takdirde kendi donanmasının da İtalya’daki isyanı bastırmak için Akdeniz’e gönderileceğini bildirir. Elçi Pelopidas ayrıca, istekleri yerine getirilmese bile, Senatonun kararına kadar Pontus ile Bitinya arasındaki ihtilafta tarafsız kalmalarını talep eder. Romalı general bu pervasız taleplere sert karşılık vererek, Bitinya’ya saldırının kabul edilemeyeceğini, Kapadokya Kralı Ariobarzanes’in tahtını korumanın kendi görevi olduğunu, Mithridates’in Senatonun emirlerine kayıtsız şartsız uymak zorunda olduğunu elçiye bildirir ve onu aynı akşam hemen geri gönderir.


ARKEOGRAFYA websitesi; Arkeoloji, Sanat Tarihi, Tarih, Filoloji, Antropoloji, Paleontoloji, Mitoloji, Müze ve Arkeoteknik ile ilgili konularda yayın yapar.

ARKEOGRAFYA websitesi, Basın Meslek İlkelerine uymaya söz verir.

ARKEOGRAFYA  ©  Her hakkı saklıdır. Yazı ve fotoğraflar kaynak veya bağlantı verilmesi koşuluyla kullanılabilir.