24Nisan2018

MAKALELER TARİH Siirt bir Pers Eyaleti idi

Siirt bir Pers Eyaleti idi

FacebookTwitterGoogle bookmarkMyspace bookmarkDel.icio.usDigg
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 

Siirt adının, Asurluların yazıtlarında bahsedilen Pers eyaleti Zigirtu’dan geldiği bildirildi. Azerbaycan Bilimler Akademisi Tarih Enstitüsünden Rauf Melikov’un makalesi Azerbaycan Bilimler Akademisi’nin Tarih, Felsefe, Hukuk serisi yıllık Haberler dergisinde basılmıştı. Siirt şehrinin ve Siirtlilerin tarihine ışık tutmak açısından çok önemli olan bu makaleyi, Bozok Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Naile Ağababa Türkçeye çevirdi.

Makalede, Asurlular tarafından Zigirtu olarak telaffuz edilen adın aslının Asagarta olduğu belirtiliyor. Siirt adının kaynağı hakkında şimdiye kadar kesin bir bilgi bulunmuyordu. Makaleye göre, Asagarta ve Sagarti halkı hakkındaki bilgiler Asur, Pers ve Babil kaynaklarından başka, antik Yunan, Roma ve Bizans kaynaklarında da var. Perslerde Asagarti ve Sagarti, Asurlularda Zigirtu, antik Yunan ve Roma’da ise Sagartia olarak geçen ülkenin toprakları, kaynaklarda ilk defa ortaya çıktığı zamanlarda Zagros dağlarının kuzeydoğu eteklerinden Hazar denizine kadar uzanmakta idi. Bazı araştırmacılar, bu ülkeyi bugünkü İran’daki Tebriz, Miane ve Erdebil kentlerinin arasına yerleştiriyor.

Makalede şöyle deniyor: İlk defa Asur kralı II. Sargon, 8. yüzyılın son çeyreğinde Zigirtu ülkesi ve onun halkı Sagarti’den bahsetmiştir. MÖ 719 yılına ait olan bu çivi yazısında ülke adı olarak Zigirtu ilk defa verilirken, onunla birlikte bahsedilen diğer eyalet adları, yazılı belgelerden 100-200 yıl öncesinden beri biliniyordu. Herhalde Sagartiler, bulundukları bu yere 8. yüzyıl içinde göç etmiş olmalılar. MÖ 722-705 yılları arasında Asur krallığına hükmeden II. Sargon, Manna krallığının egemenliği altındaki Zigirtu ülkesinin baş kaldırması üzerine Manna kralı İranzu’ya yardım ettiğini o dönemlerden kalma metinlerde söylemiştir.

Manna tahtına İranzu’dan sonra oğlu Aza (MÖ 719-716) geçince, Urartu krallığının kışkırtmasıyla diğer valilerle birlikte Zigirtu valisi Mitatti de ona isyan etmiştir. Yapılan savaşta Aza öldürülünce Manna tahtına kardeşi Ullusu (716-680) oturmuştur. Bu dönemde Zigirtu’nun, askeri bakımdan çok güçlü olduğu görülüyor. Gücünü kırmak için MÖ 714 yılında Zigirtu üstüne yürüyen II. Sargon, eyalet merkezi Parda ile birlikte birçok kent ve köyü yağmalamıştır. Bu savaştan sonra Asur kaynaklarında Zigirtu hakkında hiçbir bilgi görülmüyor.

Aynı bölgede ortaya çıkan Medler, herhalde Zigirtu halkıyla birleşerek Manna krallığını ortadan kaldırmışlardır. Çünkü bundan sonra bölgeden Media olarak söz ediliyor. Ksenophon’un verdiği bilgiye göre, Asurluları da yenen Medler, müttefikleri Sagartilerle birlikte onların topraklarından kuzey Mezopotamya ve Harran’ı ele geçirmişlerdir. İhtimal ki Sagartilerin bir kısmı eskiden Asurlulara ait olan güneydoğu Anadolu’ya 6. yüzyılın başlarında göçmüşlerdir. Yukarı Dicle havzasında yer alan Siirt kentinin adı da bu Sagartilerin ülkesi Zigirtu adından günümüze kadar gelmiştir.

Sagartiler, Medleri yenen Pers Akhamenid krallığında Media satraplığı içinde yer almışlardır. Ancak I. Darius’un ilk zamanlarında başlayan ayaklanmanın bastırılmasından sonra Media satraplığından ayrı olarak Asagarta satraplığı kurulmuştur. Behistun yazıtında, I. Darius’un Media ve Ermenistan’daki ayaklanmaları bastırmasından söz ederken, Asagarta’nın Media satraplığı içinde olduğu görülür. Ancak yine aynı kralın daha sonraki Persepolis yazıtlarında Asagarta ayrı bir eyalet olarak gösterilmiştir. Asagarta eyaletinde Sagartilerden başka Mikler ve Utiler de bulunuyordu. Bu eyalet, Dicle’nin doğusundan Hazar denizine kadar olan bölgeyi kapsıyordu.

II. Sargon yazıtlarında Zigirtu’nun süvarilerinin olduğundan bahsedilir. Persepolis yazıtlarında Sagartiler atları ve giysileriyle betimlenmiştir. Herodot, Kserkses’in süvarilerini oluşturan halkları anlatırken, Sagartilerin göçebe bir halk olduğundan bahsederek, “Asıllarına ve dillerine bakılırsa onlar Fars asıllıdır. Giyimleri ise hem Fars, hem de Paktilerin giyimlerine benzer. Süvari birliği sekiz bin kişiliktir. Çelik ve bakır silahlar değil, sadece geleneksel hançerlere sahiplerdir. Silahların yerine kemerden örülmüş kement kullanmaktadırlar.” demektedir. Ancak makaleye göre, Herodot’un Sagartileri bir Fars kabilesi gibi göstermesinin doğru olmadığı düşünülüyor. Sagartilerin giyimlerinin yarı İran yarı Pakti kökenli olması ve dövüşte kement kullanmaları onları Farslardan, Medlerden ve Mannelerden ayırmakta, ayrıca Sarmatlara ve Meoti kadınlarına yaklaştırmaktadır.

Atlarının ünü adlarına da yansımış olmalı ki Asagarta adının değişik anlamlarından biri de “at bakıcıları” demekmiş.

Tam makale için: turkishstudies.net

 

ARKEOGRAFYA websitesi; Arkeoloji, Sanat Tarihi, Tarih, Filoloji, Antropoloji, Paleontoloji, Mitoloji, Müze ve Arkeoteknik ile ilgili konularda yayın yapar.

ARKEOGRAFYA websitesi, Basın Meslek İlkelerine uymaya söz verir.

ARKEOGRAFYA  ©  Her hakkı saklıdır. Yazı ve fotoğraflar kaynak veya bağlantı verilmesi koşuluyla kullanılabilir.