YAZARLAR TİMUR B. DAVLETOV Güney Sibirya’da Şamanizmin Diğer Dinler ile İlişkisi Üzerine: Hakas Türkleri Örneği - Sayfa 5

Güney Sibirya’da Şamanizmin Diğer Dinler ile İlişkisi Üzerine: Hakas Türkleri Örneği - Sayfa 5

FacebookTwitterGoogle bookmarkMyspace bookmarkDel.icio.usDigg
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Makale İçeriği
Güney Sibirya’da Şamanizmin Diğer Dinler ile İlişkisi Üzerine: Hakas Türkleri Örneği
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
Sayfa 6
Sayfa 7
Tüm Sayfalar

Özetle, bu konudaki diğer birçok yorum ve neden yanında, özgürlükleri ve yüksek hareket kabiliyetlerini sınırlandıran bu özel yapıları ve tapınakları anlayabilmek için Tonyukuk’un (6) sözlerine başvurmak yararlı olacaktır (7). Yani, tapınakların yapılmamasıyla ilgili yukarıda belirtilen durumu stratejik nedenlerle açıklamak kısmen mümkündür.

Onu diğer dini sistemlerden ayıran Şamanizmin en önemli özelliklerinden biri, Doğa ile uzlaşma içinde olmasıdır. Diğer yandan, Hakas Şamanizmine göre bir insan, süper ve mükemmel şekilde tekamül etmiş Doğanın bir kralı değildir ama Doğa hassasiyeti denilen bir zincir içinde flora ve fauna gibi diğer canlıların yanında sadece bir halkasıdır.

Şamanizme göre erkek ve kadın eşit ve birbirine bağlıdır, ama ilk Şaman bir kadın olduğundan hep kadınların ciddi bir avantajı vardır. Belki Hakas destanlarının çoğunda kadın kahramanların hakim olması bundan kaynaklanır. Ayrıca, ünlü Türk sosyologlarından biri olan Ziya Gökalp’e göre “Dolayısıyla eski Türkler hem demokratik ve hem de feminist idiler.” (Z. Gökalp 1990: 158-59). Bu özellikler aynı zamanda, diğer dini sistemlerden Şamanizmi ayıran önemlilerindendir.

Başka bir soru, Şamanizmde niçin yazılı kaynak yaratmak için herhangi kanun çalışmalarının olmamasıdır. Veya Şamanizmde niçin kutsal kitabın hiç olmadığını sorabilirsiniz. Buna çok fazla açıklama bulmak mümkündür ama fikrimce bahsedilen bu çalışmaları gerçekleştirme girişimlerinin olması da mümkündür. Ayrıca eski Türklerin oldukça gelişmiş ve özgün kendilerine ait bir yazı sistemi vardı ve bazı araştırmacılar, herhangi bir yazı sisteminin ortaya çıkmasının en az üç bin yıl kadar sürebildiğini belirtiyorlar. Dolayısıyla, bu varsayıma göre, VI-XII. yüzyıllara tarihlenen eski Türk runik yazı sistemi, dönemin çok daha ötesine gidebilir. O halde niçin bu zengin folklorik bilgi ve yoğun ve derin felsefeye kanunlaştırma getirilmemiştir? Benim açımdan bu durumun bir nedeni, aslında Şamanizmin statik değil dinamik bir inanç sistemi olduğunda gizlidir, çünkü hayat bir eylemdir ve hayatta her şey mantıklı yorumlama ile değiştirilebilir. Diğer neden belki de Şamanizmin çok derin ve karmaşık felsefesi olduğu kadar, yazılı kaynaklara tüm bu engin bilgiyi aktarmanın imkansız görünmesi idi. Ama Şamanizm, herhangi bir yazılı kaynak yokluğuna rağmen, binlerce yıl süresince dünya genelinde büyük bir benzerlik göstermiştir ve üstelik günümüzde hayatta kalmıştır. Diğer taraftan, sağlam bir kelimenin kaydedildiği (yazıldığı) zaman sonsuz hale geldiği ve toplumdaki etkisinin dini anlamda kazanç olduğu iyi bilinmektedir, ancak bununla beraber yazılı kaynakların yokluğuna rağmen Kam dini de gerçektir, onda hayatın gelişimi için yüksek bir uyum vardır, yani Kam dinine dinamizm katan bu durumdur. Bir sonuç olarak da bu durum, mantıklı yorumlama ile ucu açık olarak her şeyi kabul ettiğinden Şamanizm felsefesine aykırı değildir. Eğer belki Kam dinleri üzerinde kanunlaştırma çalışmaları gerçekleştirilmiş olsaydı, bugün bu din dünyanın en yaygın dini olacaktı, çünkü yazılı kaynaklar aracılığıyla dinin toplumdaki nüfuzunu pekiştirmek daha kolaydır. Buna ek olarak, yazılı kaynaklar olmadan dinin yayılması çok zordur. Belki hiç yazılı kaynak görülmeme nedenlerinden biri, Şamanizmin misyoner ruh ve mekanizmaya uygun olmayan tarzda bir felsefeye sahip olmasıdır. Ama her iki durum Şamanizm felsefesine aykırı değildir. Şamanlar arasında bir rekabet vardı ve her Şaman kendi tedavi yöntemlerini kullanırdı. Modern anlamda belki bu "bireycilik" olarak adlandırılabilir, oysa bu durumun, “Benim gerçek doğrudur ve sizinki yanlıştır” gibi davranmamayı bize öğreten Şamanik felsefenin bir nedeni olduğuna dikkat etmeliyiz.

Ayrıca, Kam dininin metafizik dünyasında yüksek yoğunlukta çeşitli sahiplik ruhları, Şamana yardımcı ruhlar, Ülgen’in önderliği altında olumlu ve güçlü periler ve Erlik Hanın altındaki olumsuz (kötü) güçler, ak ve kara Şamanlar vb. mevcuttur. Ama önemli olan, bu bahsedilen varlıklar arasındaki derin farklılıklara rağmen, olumlu ve olumsuz güçler arasında herhangi bir öncelik ve hiyerarşinin bulunmamasıdır. Belki bu durum, modern dünyada XX. yüzyılda yalnızca A. Enstein tarafından keşfedilen, geleneksel Şamanist göreceliğinden kaynaklanmaktadır. Bu yüzden, özellikle Hakas Şamanizminde, metafizik güçler arasında herhangi bir üstünlük yoktur ve insanlar yalnızca üzerimizde bulunan Gök Tanrıya (Han Tigir-Yukarı alemde “Erlik Tanrısı”) tapınmazlar, aynı zamanda üzerinde yaşadığımız Yer Anaya (Toprak Ana) da tapınırlar. Ve belki bunun bir sonucu olarak, eski Türk dilinde (ve şu anda hala Sibirya Türklerinde) Anavatan kavramı Yer (toprak) ve Su oldu; Yer, bizi besleyen bir anne ve Su, annenin hayati mavi damarlarıdır. Bir yandan da ormanlar, geleneksel insanlar tarafından Dünya Ananın saçları olarak algılanmış ve böylece çocuklar, çevre algısına saygılı bir şekilde eğitilmiştir. Bunun yanı sıra Kam dininin metafizik dünyasındaki yoğunluk, muhtemelen bu tür geleneksel ve modern sözler ve “bir zeka iyi ama iki daha iyi”, “beyin takımı”, “ekip çalışması”, “yönetim kurulu”, “düşünce alışverişi”, “beyin fırtınası” ve bu gibi kavramlar ile anlaşılabilir. Mümkündür ki bu durumun nedeni, iddialar sürecinde kabul edilen biri ile kıyaslandığında nispeten daha zayıf olabilen kararın bile süper metafizik güç düzeyinde alındığı (Japon Kami yolu-Şintoizm gibi) algıdan kaynaklanmaktadır.



ARKEOGRAFYA websitesi; Arkeoloji, Sanat Tarihi, Tarih, Filoloji, Antropoloji, Paleontoloji, Mitoloji, Müze ve Arkeoteknik ile ilgili konularda yayın yapar.

ARKEOGRAFYA websitesi, Basın Meslek İlkelerine uymaya söz verir.

ARKEOGRAFYA  ©  Her hakkı saklıdır. Yazı ve fotoğraflar kaynak veya bağlantı verilmesi koşuluyla kullanılabilir.