24Nisan2018

YAZARLAR TİMUR B. DAVLETOV Güney Sibirya’da Şamanizmin Diğer Dinler ile İlişkisi Üzerine: Hakas Türkleri Örneği - Sayfa 6

Güney Sibirya’da Şamanizmin Diğer Dinler ile İlişkisi Üzerine: Hakas Türkleri Örneği - Sayfa 6

FacebookTwitterGoogle bookmarkMyspace bookmarkDel.icio.usDigg
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Makale İçeriği
Güney Sibirya’da Şamanizmin Diğer Dinler ile İlişkisi Üzerine: Hakas Türkleri Örneği
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
Sayfa 6
Sayfa 7
Tüm Sayfalar

Genel olarak, belki tüm yukarıda bahsedilen özellikler o kadar önemli değildir ama önemli olan eski Türklerin ve modern Sibirya Türklerinin Şamanizmi yaşama ve yüksek düzeyde dayanma gücüdür. Bununla birlikte, yukarıda üzerinde durulduğu üzere Şamanizmde şekilcilik nispeten daha az seviyededir ve hiçbir misyoner dünya görüşü yoktur. Muhtemeldir ki diğer dinlerin karşısında Şamanizmin nispeten zayıf bir konumda olmasının nedeni bu ve misyoner cihazlarının yokluğudur. Bu durum şöyle yorumlanabilir; Şamanizmin gerçek evrenselliğine rağmen onun hiçbir bir evrensel hegemonya fikri yoktur ve bu noktada diğer dini sistemlerin evrensel hegemonya fikirlerinden derinden farklıdır. Bundan dolayı Şamanizm şimdiye kadar bozulmamış ve yok olmamıştır ve gelecekte de asla onlar gibi olmayacağını umuyoruz.

Şamanizm XX. yüzyılın sonundan bu yana sadece Sibirya bölgesinde değil, aynı zamanda dünya genelinde yeniden canlandı. Bu süreci analiz etmek için geçerli olan pek çok açıklama vardır. Ama bunlardan biri muhtemelen, güncelliği ve değeri son on yılda yükselen, ekolojiye uyumlu, Şamanizm gibi böyle ölçüde başka din olmadığı gerçeğidir. Üstelik Hakas Şamanizmi, Şaman yetenekleri nesiller boyunca hem kan bağı, hem Şaman eğitimi ile aktarıldığı için, Çarlık ve Sovyet rejimleri tarafından yapılan tüm olumsuz girişimlere rağmen sona erdirilememiştir. Bu açıdan, bundan sonra uzun süre Şamanizmin hayatta kalacağını tahmin edebiliriz (L. Anzhiganova). Burada bahsetmek istediğim, içinde büyük bir hayatta kalma yeteneği olan Şamanizmin şu anda genellikle azınlık konumu ve yazılı kaynaklar, fetih ideolojisi ve misyoner yokluğu gibi böyle gerçeklere rağmen herşeyi göstermek içindir.

Ve daha önce de belirtilen tüm sözde "dezavantajlı" durumlarına rağmen ciddi güç içeren Şamanizmi burada açıklamak için yazmaya çalışıyorum. Bu güç öyle bir güçtür ki bir toplumda egemen durumda olduğu zaman diğer dinlere karşı bile hoşgörüye ve hayatta kalmaya ve hatta diğer din(ler) veya rejimin (Sovyet sisteminde olduğu gibi) neden olduğu toplam baskı koşulları (tüm yöntemler dahil) altında bile asimile olmama yeteneğine imkan sağlar.

Son olarak, gelişmeye açık, gerici olmayan ve şekilci olmayan Şamanizme teşekkürü eklemek yararlı olacaktır. Ve Şamanizmin bu özellikleri, şu gelişmeler ile son yıllarda kanıtlanmıştır: Tüm Şamanlar sadece metafizik alemlerde değil aynı zamanda bilimsel alanlarda aslında kendilerini geliştirmişler ve bu gelişmeler çok doğaldır ve kendi felsefesine aykırı değildir. Üstelik bu gelişmeler hayattan kaynaklanır, çünkü günümüzde Şamanlar sadece kendi hastalarına yararlı olmayıp, aynı zamanda tıp, felsefe gibi alanlardan çeşitli modern terimleri bilip kullanarak onları yanıtlayıp ikna ederler (L. Anzhiganova). Bunun yanı sıra, klasik akılcı Avrupa eğitim seviyesine sahip, modern insanlar, geleneksel olanlar dahil, hemen hemen her şeyi sorgulayıp itiraz edebilir. Şamanizmin geliştirilmesi için muhtemel yollar konusunda düzenlenen tartışmalarda ve çeşitli düşünce değişiminde Şamanların içinde olduğu birçok süreç vardır. Şamanlar arasında orada dernekler, kulüpler, ligler gibi çeşitli kuruluşlar geliştirildi. Hakas Cumhuriyetinde örnek olarak gösterilen Hakas Geleneksel Şamanizm Merkezi vardır. Bir yandan da burada, Şamanizm üzerine birçok Rus ve yabancı araştırmacıların katıldığı bir dizi uluslar arası konferans düzenlendi.

Şamanizmden daha fazla bilime açık başka bir dini sistemin olmadığını tahmin etmek mümkündür. Ayrıca Şamanizm, bu dinin durağan ve şekilciden olabildiğince daha ilerici (gelişebilme yeteneği anlamında) ve dinamik olmasının tekrar gösterdiği gibi eleştiriye ve her türlü düşünceye açıktır.

Şamanizme yönelik gerçekleştirilen ve yürütülen tüm bu bilimsel araştırmaların çerçevesinin doğal süreçler olarak algılanması ve görülmesi gerekir. Bu çalışmalar sırasında bir çok ilginç veri ve sonuçlar ortaya çıktı.

Örneğin, Tuvan (Tuva) Şamanizmi üzerinde önde gelen araştırmacılardan ikisi olan S.I. Vainstein ve N.P. Moskalenko, çeşitli nedenlerle Kamlara uygulama yaptırdıkları 57 insandan 47’sinde olumlu sonuçlar aldılar. Ve bu nitel sayı, ortalama yüzde 86 ile başarılı sonuç demektir ve bu modern tıpta bile ciddi biçimde oldukça yeterli yüksek bir orandır. Bundan başka, yukarıda bahsedilen bilim adamlarına göre bu olumlu sonuçlar sadece psişik ve nevrotik rahatsızlıkları olan hasta vakalarında değil aynı zamanda daha karmaşık ve ciddi hastalık vakalarında alınmıştır (L. Anzhiganova).



ARKEOGRAFYA websitesi; Arkeoloji, Sanat Tarihi, Tarih, Filoloji, Antropoloji, Paleontoloji, Mitoloji, Müze ve Arkeoteknik ile ilgili konularda yayın yapar.

ARKEOGRAFYA websitesi, Basın Meslek İlkelerine uymaya söz verir.

ARKEOGRAFYA  ©  Her hakkı saklıdır. Yazı ve fotoğraflar kaynak veya bağlantı verilmesi koşuluyla kullanılabilir.