27Nisan2018

YAZARLAR EDİTÖRDEN Cumhuriyetten Diktatörlüğe

Cumhuriyetten Diktatörlüğe

FacebookTwitterGoogle bookmarkMyspace bookmarkDel.icio.usDigg
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 

Kadim Roma Cumhuriyeti, MÖ 508 yılında kurulmuştu. Bu cumhuriyet, Roma vatandaşlarını temsil eden Senato'nun seçtiği iki konsülün başkanlık ettiği bir hükümet tarafından yönetiliyordu. Cumhuriyetin yazısız anayasası, güçler ayrılığı üzerinde hassas bir denge oluşturmuştu. 500 yıla yakın süre devam eden Cumhuriyetin yazısız anayasası, geleneksel bir şekilde kuşaktan kuşağa aktarılan ve zamanla değişen ilke ve talimatlardı.

Roma Cumhuriyetinin sonunu getiren olgu ise, yönetenlere olağanüstü durumlarda verilen olağanüstü yetkilerdi. MÖ 44'te Julius Caesar'ın daimi diktatör olarak atanması, MÖ 27'de Senatonun, Octavianus'u (Augustus) olağanüstü güçlerle donatması Cumhuriyet'i sonlandıran iki ayrı olay olarak görülebilir. Augustus'ta otokrasi olarak kendini gösteren yönetim, sonraki yöneticilerle birlikte diktatörlüğe kaymıştır.

Cumhuriyetten monarşiye evrilerek imparatorluk haline dönüşen Roma'da, Principatus ve Dominatus olarak iki evre yaşanmıştır. Principatus evresi, Augustus'un iktidara gelmesinden 3. yüzyılın ortalarındaki askeri kargaşaya kadarki süredir. Principate, Latince "birinci vatandaş" anlamına gelen princeps kelimesinden gelir. Bu evrede diktatörler, kendilerini Roma Cumhuriyetinin birinci vatandaşı, Roma Senatosunun başkanı olarak adlandırıyorlardı. Aslında Princeps, devlete iyi hizmette bulunanlara verilen bir unvandı. Bu dönemde mutlakiyetin gerçekleri, resmi olarak cumhuriyetçi yapının arkasına saklanmıştı.

Diocletianus'tan imparatorluğun yıkılışına kadarki süre olan Dominatus evresinde, imparatorluk bütün haşmetiyle görülmüştür. Dominate, Latince "sahip" ya da "efendi" anlamına gelen dominus kelimesinden geliyordu. Bu evrede yöneticiler, halkın sahibi ve efendisi durumuna erişmişti. Hatta bazı diktatörler kültleştirilmişti.

Roma Cumhuriyetinin diktatörlüğe kayması, aslında kurumsal unvanlarla adım adım gerçekleştirilmişti. Ömür boyu diktatör olarak ilan edilen Julius Caesar, resmi bir görevli idi. Cumhuriyetteki unvanı Dictator Perpetuus olan Caesar’ın diktatörlüğü kısa sürmüştü. Suikastçıları yakın dostları idi ve komplo ile onun diktatörlüğüne ve hayatına son vermişlerdi. “Sen de mi Brütüs?!” ömür boyu diktatör Julius Caesar’ın son sözü olmuştu.

Augustus, Julius Caesar’ın hatalarından ders alarak Cumhuriyetin kurumlarını ağır ağır ele geçirip, kendisini Cumhuriyetin birinci vatandaşı ve yüceltilmiş kişisi yapmıştı. Cumhuriyet kurumlarındaki bütün yetkileri tek elde toplayarak büyük güç elde eden Augustus, Roma Cumhuriyeti geleneğine aykırı alışılmadık işleri uygulamaya  koydu. Roma Senatosundan, eski cumhuriyet yanlılarını temizleyerek kendi yandaşlarını getirdi ve fiili bir diktatörlük yarattı.

Artık Roma Cumhuriyeti hissedilmeden imparatorluğa dönüşmüştü. İmparatorların çoğu ya yaşarken ya da öldükten sonra tanrılaştırılacaktı.

ARKEOGRAFYA websitesi; Arkeoloji, Sanat Tarihi, Tarih, Filoloji, Antropoloji, Paleontoloji, Mitoloji, Müze ve Arkeoteknik ile ilgili konularda yayın yapar.

ARKEOGRAFYA websitesi, Basın Meslek İlkelerine uymaya söz verir.

ARKEOGRAFYA  ©  Her hakkı saklıdır. Yazı ve fotoğraflar kaynak veya bağlantı verilmesi koşuluyla kullanılabilir.